AİHM'den Kavala başvurusunda ret gerekçesi
AİHM, Osman Kavala'nın başvurusunda iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki Hükümet itirazını reddetti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise yerel mahkeme sürecinin tamamlanmadığını belirterek tahliye talebini geri çevirdi.
Osman Kavala'nın tutukluluğuna ilişkin uluslararası ve ulusal yargı mercileri arasındaki süreç devam ediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hükümet'in iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki itirazını şekilci bularak reddederken, yerel mahkeme bu gerekçeyle tahliye talebini kabul etmedi.
Bianet'te yayınlanan habere göre, AİHM Büyük Dairesi 26 Ağustos 2026 tarihinde aldığı kararla, Kavala'nın 10 Aralık 2019'dan beri özgürlüğünden yoksun bırakılmasının Sözleşme'nin 5. maddesinin ihlali olduğu sonucuna vardı. Mahkeme, yargılama sürecinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuranı cezalandırmak ve susturmak gibi gizli bir amaç taşıdığını tespit etti. Bu durumun ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarının kötüye kullanılması anlamına geldiği belirtildi.
Hükümet, Kavala'nın Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yaptığı bireysel başvuruların henüz sonuçlanmadığını öne sürerek AİHM önünde "kabul edilemezlik" itirazında bulundu. Ancak AİHM, Kavala'nın sekiz buçuk yılı aşkın süredir kesintisiz tutuklu olduğunu ve iç hukuk yollarını istikrarlı ve azimli bir şekilde kullandığını ancak sonuç alamadığını vurguladı. Mahkeme, AYM sürecinin uzunluğu nedeniyle iç hukuk yollarının fiilen tükenmiş sayılması gerektiğine hükmetti.
Öte yandan, AİHM kararına dayanarak yapılan tahliye başvurusu İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Mahkeme, uluslararası hukukun genel ilkeleri gereği, iç hukuk yollarının tüketilmesinin zorunlu bir yükümlülük olduğunu savundu. Yerel mahkeme, AYM bireysel başvuru yolu dahil tüm ulusal yargı yolları sonuçlanmadan AİHM'e gidilemeyeceğini ve bu şartın sağlanmadan verilen kararların yetki aşımı teşkil edebileceğini ileri sürdü.
TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber