AYM, emekli ikramiyesinde kıdem tazminatı şartını esastan inceleyecek
Görsel: BirGün
Anayasa Mahkemesi, hizmet birleştirmesiyle emekli olanların ikramiyesini kıdem tazminatı şartına bağlayan 5434 Sayılı Yasa'nın 89. maddesine ilişkin başvuruyu esastan inceleme kararı verdi.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 29 Eylül 2026 tarihli toplantısında emekli ikramiyesiyle ilgili kritik bir karara imza attı. Mahkeme, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin ikinci fıkrasının iptali için yapılan altı başvurudan birini esastan görüşmeye değer bulurken, diğer beş başvuruyu usulden reddetti.
Gündemdeki dosyalardan Ankara 25. İdare Mahkemesi'nin dört ayrı başvurusu ile Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin başvurusu, 6216 sayılı Kanun'un ilgili fıkraları uyarınca yöntem eksikliği nedeniyle kabul edilmedi. Bu ret kararları, kuralın Anayasa'ya uygun olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca başvuruların usul yönünden hatalı olduğunu gösteriyor.
Esas incelemeye alınan tek dosya ise Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin E.2026/243 sayılı başvurusu oldu. Bu başvuru, daha önce Genel Kurul gündeminde yer alan E.2025/214 sayılı dosyayla birleştirildi. Norm denetiminde ilk aşama, başvurunun usule uygunluğunu denetliyor; bu aşamayı geçen dosyalarda ise kuralın Anayasa'ya aykırı olup olmadığı tartışılıyor. Esasa alınma kararı, tek başına iptal anlamına gelmiyor.
Maddenin ilk fıkrası, tüm hizmeti Emekli Sandığı'na tabi olanlara herhangi bir koşul aranmaksızın ikramiye ödenmesini öngörüyor. İkinci fıkra ise mülga 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilenlere yönelik farklı bir düzenleme getiriyor. Bu kişilere ikramiye ödenebilmesi için memuriyet hizmetlerinin, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesindeki kıdem tazminatı şartlarına uygun şekilde sona ermiş olması gerekiyor. Bu şart, 17 Ocak 2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanun'la yürürlüğe girdi.
Düzenleme, memurluğun yanı sıra SSK veya Bağ-Kur hizmeti bulunan ve hizmetleri birleştirilerek emekli olanları kapsıyor. Bu kişiler, memuriyetleri kıdem tazminatı şartlarına uygun biçimde sona ermediyse memurluk süreleri için ikramiye alamıyor. En çok mağdur olan grup, KHK ile veya disiplin yoluyla kamu görevinden çıkarılanlar ile emekliliğini başka bir sosyal güvenlik statüsünde tamamlayanlar. Memurluktan istifa ederek özel sektöre geçenler de benzer bir durumla karşılaşabiliyor. Buna karşılık, tüm hizmeti Emekli Sandığı'nda geçenler görevden çıkarılmış olsa bile ikramiyesini alabiliyor.
Mahkeme, 2009'da 2829 sayılı Kanun'daki "son defa Emekli Sandığına tabi görevden emekliye ayrılma" şartını iptal etmişti. 2010'da getirilen benzer düzenleme de 2011'de iptal edildi. CHP milletvekillerinin kıdem tazminatı şartına karşı açtığı dava ise 8 Kasım 2012'de reddedildi. Anayasa'nın 152. maddesi gereği, esasa girilerek verilen ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmeden aynı hükme itiraz edilemiyor. 2012 kararı 21 Eylül 2013'te yayımlandığı için bu engel 2023'te kalktı.
AYM, 25 Şubat 2025'te Fikret Aslan bireysel başvurusunda mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti. Karar 7 Ağustos 2025 tarihli ve 32979 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, ihlalin doğrudan 89. maddeden kaynaklandığını belirterek kararın bir örneğini TBMM'ye gönderdi. Bu kararın ardından TBMM'ye kanun teklifleri sunuldu; Ağustos 2025'te verilen teklif, kıdem tazminatı şartının madde metninden çıkarılmasını öngörüyor. 2026'da sunulan bir başka teklif ise 89. maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemeyi amaçlıyor; her iki teklif de henüz yasalaşmadı.
THA - TürkAta Haber Ajansı