İçeriğe geç
  • Dolar 49,3429 ▲ %0,13
  • Euro 55,3093 ▲ %0,01
  • Sterlin 65,3786 ▲ %0,17
  • Gram Altın 6.638,93 ▼ %0,09
  • Çeyrek Altın 10.841,11 • %0,00
  • Gümüş 96,69 ▲ %0,33
  • Bitcoin 4.140.446 ▲ %1,42
  • BIST 100 12.178,57 ▼ %0,71

Gündem

Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınları bulunanlar feryat ediyor

Marmara Denizi'nde 2 Eylül'de batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınlarını kaybedenler Cumhuriyet'e konuştu. Aileler, yakınların naaşlarının bulunamamasından, deniz dibinde arama yapılmamasından şikayet etti, "Normal hayatımıza dönemiyoruz. En azından mezar başında dua edebilmemiz için naaşlarına ulaşmamız gerekiyor" dedi.

Marmara Denizi'nde 2 Eylül'de Silivri açıklarında Alsu gemisi ile çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 10 mürettebatın 9'unun naaşına hâlâ ulaşılamadı. Yakınlarının mezar yeri olsun diye 41 gündür Silivri'de bekleyen aileler, bu süreçte yaşadıklarını Cumhuriyet'e anlattı.

'ÇIKARAMAYIZ DEDİLER'

Geminin ikinci kaptanı Rahmi Temel'in kızı Merve Temel, arama çalışmalarının istedikleri gibi ilerlemediğini söyledi. 40 gün öncesine dönen Temel, "Geminin yeri 4 Eylül'de tespit edilince, mürettebatın -ben dahil- yakınlarını, arama çalışmalarında görev alan TCG Akın'a davet ettiler. İstanbul Valisi vardı, komutanlar vardı. Bize, 'Geminin yerini tespit ettik ama bunu çıkaracak olanak bizde yok' dediler. Buna çok şaşırdık. 'Bu çıkarılamaz' deyip kabullenmemizi mi bekliyorlardı? Biz ise hazırlıklı gitmiştik, mühendislerle konuşmuştuk, gemiyi çıkarmanın nasıl mümkün olduğunu onlara anlattık. Dünyada bunun örnekleri var. Ardından Vali, Ulaştırma Bakanlığına talebimizi ileteceğini söyledi" diye konuştu. Daha sonra Bakanlığın bu çalışmayı yapabilecek bir firmaya ulaştığını belirten Temel, "Uzaktan kumandalı araçlarla (ROV) görüntüler aldılar ve bizi toplantıya çağırıp 'Bu gemiyi çıkaramayacağız çünkü bir kısmı 720 metrede çamura batmış' dediler" sözlerini sarf etti.

'DENİZİN DİBİNE BAKILMIYOR'

Temel, bu noktada, aynı günlerde Kuzey Kıbrıs açıklarında 554 metre derinlikte batan feribotu anımsatarak, "Orada kaybolanların neredeyse tamamının naaşına ulaşıldı. Bunu ve orada yapılan çalışmaları yetkililere söylediğimizde, 'Kıbrıs berrak, yukarıdan bakınca aşağıyı görüyorsun. Orada daha kolay' dediler. Evet, Marmara daha derin, daha bulanık ve demirler var. Ama daha zor diye hiç denenmeyecek mi? Yalnızca deniz yüzeyi taraması yapılıyor, yüzeye cenaze çıkarsa diye… Deniz dibine bakılmıyor. Mesela bizde güvertede 3 kişinin görüldüğünü sanıklar söylüyor. Diyelim ki çeşitli araçlar yardımıyla geminin demirleri kesilmeyecek ve içine bakılmayacak… Ama bir kişi bile güvertedeyse, onların dip taramasında bulunma ihtimali var" diye konuştu. Bunlara karşın Temel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun 17 Eylül'deki açıklamalarını üzüntüyle anımsattı: "Denizden artık bir insan çıkarma ihtimalimiz zor gözüküyor. Arama kurtarmaya devam edeceğiz (...) Geminin çıkarılmasını beklemeyeceğiz. Bu mümkün değil"

DİL ÖĞRENMEYE BAŞLAMIŞTI

Babasının hayatından da bahseden Merve Temel, "İki kız babasıydı. 61 yaşındaydı ama kardeşim Almanya'da yaşıyor diye Almanca öğrenmeye çalışıyordu. Çok fitti, sportifti. Bizle her şeyi yapardı. Birlikte koşardık, denizde yüzerdik, tatile çıkardık. Hayat dolu bir adamdı. Çok tatlıydı, bize çok düşkündü. Biz de ona çok düşkündük. Onu çok özlüyoruz. Böyle saçma, absürt bir kazada onu kaybetmek, naaşına bile ulaşamamak çok yıpratıyor bizi. Normal hayatımıza dönemiyoruz" diye konuştu.

'BURADAN KOPAMIYORUZ'

Geminin aşçıbaşı Abdülbaki Mirzaoğlu'nun amcası Recai Yılmaz ise 2 Eylül'den beri AFAD'ın Silivri'de kurduğu kriz masasından gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, "Gemiye müdahale edilmedi, deniz dibi tarama yapılmadı. AFAD yetkilileri bize 2-3 gün önce, 'İki gemi bir denizaltı gelecek, çalışma yürütecek' dedi. O biraz heyecan yarattı. Hep bunu istedik. Hâlâ bunu talep ediyoruz. 9 insanın her birinin bir ailesi, sevenleri, çevresi var. Kiminin eşi, çocukları, kiminin nişanlısı, kiminin babası, kiminin kardeşi… Böyle olunca ister istemez buradan kopamıyoruz. Kopabilmemiz için en azından naaşlarını almamız gerekiyor. Naaşlarına kavuşup onlara bir bayram günü, bir cuma günü mezarları başında Fatiha okumak... Mezarlarına dokunabilmek için metanetle bekliyoruz" dedi.

'İHMAL VAR'

Toplumu duyarlı olmaya çağıran Yılmaz, "Benim yeğenim 48 yaşındaydı. 7 ay sonra emekli olacaktı. Bunca yıl emek verdi. Bir sürü planı vardı. Bu kaza belki on aileyi ilgilendiriyor ama aslında çok daha büyük bir olay. Allah göstermesin, binlerce insanın içinde bulunduğu bir turizm gemisi de olabilirdi. Ülkenin hali çok daha kötü bir durumda olurdu. Deniz işletmeciliğinin eksiklerinin giderilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Merve Temel de, Tuğberk İmamoğlu gemisinin takip cihazının (AIS) bozulmuş olduğunu anımsatarak, "Bu, bilirkişi raporunda söyleniyor. Sistemin bozulduğunu kıyı emniyeti trafik hizmetleri tespit etmeliydi. Radardan görebilirdi. Burada bir ihmal var" diye konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…