Birleşik Emekliler Sendikası, 2027 bütçesi için İzmir'den Ankara'ya yürüyüş başlattı
Görsel: Haberler.com
Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi talebiyle "Onurlu bir yaşam için" sloganıyla İzmir'den Ankara'ya yürüyüş başlattı. Emekliler, 2027 yılı bütçesinde emeklilerin yaşam koşullarına yönelik düzenlemelere yer verilmesini istedi.
Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara dikkat çekmek ve taleplerini kamuoyuna duyurmak amacıyla İzmir'den Ankara'ya doğru yürüyüşe geçti. "Onurlu bir yaşam için" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, Konak'tan Basmane Garı'na ulaşan emekliler burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Emekliler adına konuşan Şenay Erdin, 2027 yılı bütçesinin, emeklilerin yaşam hakkını güvence altına alacak biçimde hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Erdin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "2027 yılı bütçesi emeklinin yaşam hakkını güvence altına almalıdır. Ülkemiz nüfusu gittikçe yaşlanmaktadır. Yaşlanan nüfus gerçeği, emeklilik politikalarının yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu mali dengeleri açısından değil; gelir, sağlık, barınma, beslenme, sosyal yaşam, bakım, ulaşım ve toplumsal yaşama katılım hakkı açısından birlikte ele alınmasını günümüz koşullarında zorunlu hale getirmiştir."
12'nci Kalkınma Planı'nda nitelikli insan, güçlü aile ve sağlıklı toplum hedefleri kapsamında, yaşlanan nüfusun bedensel ve ruhsal sağlığının korunması, yaşam kalitesinin artırılması, yaşlıların aktif ve bağımsız yaşamlarını sürdürebilmesi için ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının sağlanması ile kaliteli bakım ve sağlık hizmetlerinden faydalanmalarının temel amaçlar arasında sayıldığını hatırlatan Erdin, bu ihtiyaçların bütçede karşılığının bulunması gerektiğini vurguladı. Emekliliğin, çalışma hayatı boyunca ödenen primler karşılığında kazanılmış bir sosyal güvenlik hakkı olduğunu belirtti.
Emeklilerin insanca yaşam koşullarına ulaşmasının bir yardım ya da lütuf değil, sosyal devlet ilkesinin gereği olduğunu söyleyen Erdin, emekliliğin toplumdan dışlanmak veya yoksulluğa mahkum edilmek anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti. Bugün 17 milyon emeklinin derin bir yoksulluk içinde yaşadığını belirten Erdin, bu durumun kader olmadığını, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan ve acilen çözülmesi gereken hayati bir sorun olduğunu kaydetti. 2027 bütçesinin bu gerçeği görmesi gerektiğini dile getiren Erdin, en düşük emekli aylığının en düşük asgari ücretin en az yüzde kırk üzerinde olması ve insan onuruna yaraşır bir yaşam maliyetini karşılayacak seviyeye çıkarılması gerektiğini söyledi.
Aylık artışlarında sadece dönemsel enflasyon farkının baz alınmaması gerektiğini, ülkenin büyümesinden ve milli gelir artışından refah payı verilmesi gerektiğini ifade eden Erdin, aynı prim gününe ve benzer çalışma geçmişine sahip emekliler arasındaki maaş uçurumlarını ortadan kaldırmak için acilen intibak düzenlemesi yapılması gerektiğini belirtti. TÜİK verileri yerine emeklilerin gerçek yaşam maliyetlerini yansıtan bağımsız bir emekli geçim endeksi oluşturulması gerektiğini söyleyen Erdin, ekonomik dalgalanmalara karşı aylıkların yılda iki kezle sınırlı kalmaması gerektiğini, gerekirse ara dönemlerde güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Emekli bayram ikramiyelerinin günün ekonomik şartlarına uyarlanması ve en az bir aylık asgari ücrete eşitlenmesi gerektiğini söyledi.
"CANIMIZA KIYMAK İSTEMİYORUZ"
Erdin, uygulanan politikalarla emekliyi açlığa ve sefalete mahkum edenleri sandıkta demokratik yollarla değiştirmekten başka seçenek kalmadığını belirterek, yönetsel beceriksizliğin iktidar gücü kullanılarak yargı, yasama ve güvenlik güçleriyle toplum üzerinde baskı unsuru olarak kullanıldığını öne sürdü. Haklı taleplerini dile getiren sendikaların, STK'ların, gazetecilerin ve muhalefet parti mensuplarının kolluk güçleri ve yargı eliyle susturulmaya çalışıldığını ifade etti. "Susmayacağız, dilenmeyeceğiz, direneceğiz. Vaat değil, icraat istiyoruz. Müteahhitlere ve fonculara değil, emekliye insanca yaşama ücreti istiyoruz. Sadaka değil, yıllarca verdiğimiz emeğin hakkını istiyoruz. Geçinemediğimiz için canımıza kıymak istemiyoruz. Bu ülkenin çimentosu ve hafızası olarak insanca bir yaşam için derhal geçim, insanca bir yaşam için derhal seçim talep ediyoruz" dedi.
Birleşik Emekliler Sendikası'nın eylemine Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) de destek verdi. SEP adına konuşan Gökçe Şentürk, "Ali Şekeroğlu onuru için intihar etmek zorunda kaldığında, bu ülkenin her gün, her ilköğretim okulunda çocuklar saldırı altındayken, bir günde altı kadın cinayeti işleniyorken bu polisler yok. Ama biz ne zaman hak arasak, ne zaman bu ülkede 80 milyon emekçiyi, emekliyi, insanca yaşamak isteyen, hak aramak isteyen insanın bir araya gelmesi olsa hemen karşımıza dikiliyorlar" diye konuştu.
THA - TürkAta Haber Ajansı