İçeriğe geç
  • Dolar 49,4407 ▲ %0,19
  • Euro 55,3008 ▼ %0,25
  • Sterlin 65,3035 ▼ %0,13
  • Gram Altın 6.653,97 ▲ %1,65
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,49 ▲ %2,91
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Kültür-Sanat

Çocuklar açken sinema lüks oldu

Altın Koza A.Ş. Genel Müdürü Hüseyin Orhan, ekonomik krizin kültür-sanata erişimi giderek zorlaştırdığını söyledi. "Birçok çocuğun okulda bir tost, bir meyve suyu alacak parası yok" diyen Orhan, ailelerin bu koşullarda sinema ve tiyatroya bütçe ayıramadığını belirtti.

Tuğçe ÇELİK

33'üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, ekonomik krizin hem film üretimini hem de sinemaya gitmeyi zorlaştırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Bütün gösterim ve etkinliklerin ücretsiz düzenlendiği festival yaklaşık 200 bin izleyicinin katılımıyla gerçekleşti.

Adana Büyükşehir Belediyesi Altın Koza A.Ş. Genel Müdürü ve Festival Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Orhan ile sinemadaki ekonomik darboğazı, bağımsız yapımların seyirciyle buluşmasını ve festivalin kamusal sorumluluğunu konuştuk.

FİLM ÇEKMEK DE İZLEMEK DE ZOR

Ekonomik krizin sinema sektörünü derinden etkilediğini belirten Orhan, artan yapım maliyetlerinin yanı sıra seyircinin de salonlardan uzaklaşmak zorunda kaldığını söyledi: "Artık yalnızca film çekmek değil, ekonomik koşullar nedeniyle sinemaya gidip film izlemek de giderek zorlaşıyor."

Çocuklu ailelerin kültür-sanata erişimde yaşadığı güçlükleri anlatan Orhan, şöyle devam etti: "Sanatla büyüyen çocukların bilişsel ve duygusal gelişimlerinin desteklendiğini, kendilerini daha iyi ifade edebilen, empati kurabilen ve toplumsal duyarlılığı yüksek bireyler olarak yetiştiklerini biliyoruz. Ekonomik krizle derinleşen yoksulluk, ailelerin öncelikle kültür-sanat harcamalarını kısmasına yol açıyor. Ne yazık ki bu da çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkiliyor. Bugünün ekonomik koşullarında, asgari ücretle geçinen iki çocuklu bir ailenin çocuklarını haftada bir kez sinemaya ya da tiyatroya götürmesi neredeyse imkânsız. Bu nedenle ekonomik zorluklar karşısında insanların ilk vazgeçmek zorunda kaldığı alanlardan biri kültür ve sanat yaşamı oluyor."

Ekonomik koşulların festival düzenlemeyi de zorlaştırdığını belirten Orhan, "Bugün Türkiye'de gerçekten sanatın, kültürün yaşaması çok zor. Festival yapabilmek de çok zor. Bu bütçeleri ayırmak da çok zor. Bu, içinde bulunduğumuz dönem bence hiç olmadığı kadar zor bir süreç. Sadece siyasi nedenlere bağlamıyorum. Ekonomik koşullar da çok etkiliyor" dedi.

OKULLARDA AÇLIK VAR

Çocukların yaşadığı yoksulluğa dikkat çeken Orhan, "Birçok çocuğun okulda bir tost, bir meyve suyu alacak parası yok" dedi.

Üç çocuk babası olan ve eşi öğretmenlik yapan Orhan, kendi ailesinin koşullarını da anlattı: "Eşim öğretmen, ben genel müdürüm. Buna rağmen bazen üç çocuğuma yeterince imkân sağlayamadığımı hissediyorum, biliyor musunuz? Bunu eşimle de içtenlikle konuşuyoruz. Ama sonra dönüp 'Bizim yakınmaya hakkımız yok.' diyoruz. Çünkü bir işçinin, bir emekçinin, bir emeklinin, bir işsizin ya da bir öğrencinin yaşadığı zorlukları düşününce…"

Orhan, kültür-sanata erişimdeki eşitsizliği ise şu sözlerle anlattı: "Senin kendi çocuklarına sağlamakta zorlandığın kültür ve sanat imkânlarına milyonlarca insan hiç ulaşamıyor. Binler değil, milyonlarca insan… İşte bu adaletsizlik hepimizin içini acıtıyor."

GENÇ SİNEMACILARA DESTEK

Altın Koza'nın sinemaya desteğinin bir başka ayağını da genç yönetmenlere yönelik çalışmalar oluşturuyor. Orhan, kısa film yarışmalarına ilişkin şunları söyledi: "Her genç sinemacı zaten geleceğin usta sinemacısıdır. O yüzden biz kısa filme hiç ödün vermedik. Aynı salonlarda gösterimlerini yapıyoruz. Aynı törende ödüllerini veriyoruz. Yani o hayranı oldukları ustalarla beraber yarışıyorlar."

Orhan, sektörle üniversiteleri bir araya getirmek amacıyla kurulan Çukurova Akademi kapsamında yaklaşık 20 üniversiteden 100'e yakın öğrenci ve akademisyenin festivalde ağırlandığını aktardı. Ferzan Özpetek ve Asghar Farhadi gibi yönetmenlerle düzenlenen buluşmaların genç sinemacılara deneyim paylaşımı olanağı sunduğunu belirtti.

Festivalin yarışma süreçlerine ilişkin de konuşan Orhan, jüri kararlarına müdahale etmediklerini vurguladı: "Festivalin tüm bütçesini Adana Büyükşehir Belediyesi karşılıyor. Ancak festivalimizin bağımsız bir yürütme kurulu var. Yarışma filmlerine ilişkin değerlendirme ve karar süreçleri de tamamen bağımsız yürütülüyor. Biz, ön jürinin ve ana jürinin kararlarına hiçbir şekilde müdahale etmiyoruz."

SİNEMA ÇAĞININ TANIĞI OLMALI

Festivallerin yaşadıkları çağın sorunlarına duyarsız kalamayacağını belirten Orhan, sanatçıların yalnızca kendi dönemlerinin tanığı değil, aynı zamanda vicdanı olduğunu vurguladı. Geçen yıl "Sinema barıştır, sinema özgürlüktür" çağrısıyla yola çıktıklarını hatırlatan Orhan, bu yaklaşımın şekillenmesinde Filistin'de yaşananların ve dünyanın farklı bölgelerinde süren savaşların etkili olduğunu söyledi: "Özellikle kendi iktidarlarını korumak uğruna halkları birbirine düşman gösteren, savaşları ve çatışmaları körükleyen politikacıların yol açtığı bu vahşet hepimizi derinden yaralıyor."

Festivalin toplumsal sorunlara yaklaşımının çevre politikalarına da uzandığını belirten Orhan, bu yıl özellikle Akdeniz'deki plastik kirliliğine odaklandıklarını söyledi. Çukurova'nın Avrupa'dan gelen plastik atıkların toplandığı ve işlendiği bölgelerden biri hâline geldiğine dikkat çeken Orhan, şöyle devam etti: "Ne yazık ki yaşadığımız Çukurova bölgesi Avrupa'nın çöplüğü hâline geldi. Plastik atıkları ithal ederek Adana'ya getiriyoruz. Adana, Hatay ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinde bunları dönüştürmeye çalışıyoruz. Ancak bu kirlilik yalnızca bölgemizi değil, tüm Akdeniz'i etkiliyor."

Festivalin "Plastiksiz Bir Dünya" çağrısını belgesel gösterimleri ve söyleşilerle desteklediklerini belirten Orhan, sinemayla buluşturdukları öğrenciler adına fidan diktiklerini de ifade etti.

"FESTİVALİ FESTİVAL YAPAN HALKTIR"

Altın Koza kapsamında sinema salonlarında yaklaşık 40 bin seyirciyi ağırladıklarını, 5 bine yakın öğrenciyi okullarından alarak sinemaya götürdüklerini ve açık hava gösterimlerinde yaklaşık 150 bin izleyiciye ulaştıklarını belirten Orhan, festivalin bağımsız filmleri geniş kitlelerle buluşturduğunu söyledi.

Festivalin yarışma ödülleriyle sinemacıları da desteklediğini anlatan Orhan, şunları söyledi: "Bir sanatçı ne ister? Sanatının görülmesini ister. Hiçbir gösterimden ücret almıyoruz ve eserleri halkla buluşturuyoruz."

Altın Koza'nın Adana'nın güçlü sinema kültüründen doğduğunu belirten Orhan, festivalin 1969 yılında öğretmen Ziya Darendeli'nin girişimiyle başladığını ve Yılmaz Güney'in ilk üç festivale damga vurduğunu hatırlattı. Geçmişte kentin hemen her mahallesinde bir sinema bulunduğunu söyleyen Orhan, "O yazlık sinemaların hiçbiri kalmadı ama bugün bile o yerler, bir zamanlar orada bulunan sinemaların adıyla anılıyor" dedi.

Festivalin başarısını Adana halkının sinemaya ilgisine bağlayan Orhan, "Festivali festival yapan halktır" diye konuştu.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…