Demet Sabancı Çetindoğan'ın yalısında Rahmi Koç'a doğum günü pastası kesilirkenki zarafet, Stil Cadısı'nın radarına takıldı
Toygun Atilla bugün sosyeteyi yazdı, Stil Cadısı da biraz kendi mahallesine döndü. Üstelik okurlarına küçük bir itirafta bulundu. Rahmi Koç'un doğum günü fotoğrafından yola çıkarak bu kez kıyafetleri değil, parayla satın alınamayan görgüyü, zarafeti ve gerçek cemiyet kültürünü mercek altına aldı.
Demet Sabancı Çetindoğan'ın yalısında Rahmi Koç'a doğum günü pastası kesilirkenki zarafet, Stil Cadısı'nın radarına takıldı
Toygun Atilla bugün sosyeteyi yazdı, Stil Cadısı da biraz kendi mahallesine döndü. Üstelik okurlarına küçük bir itirafta bulundu. Rahmi Koç'un doğum günü fotoğrafından yola çıkarak bu kez kıyafetleri değil, parayla satın alınamayan görgüyü, zarafeti ve gerçek cemiyet kültürünü mercek altına aldı.
STİL CADISI
Bugün biraz tarzımın dışına çıkacağım.
Önce size küçük bir itirafta bulunacağım.
Toygun Atilla bugün sosyeteyi yazmış.
Kim sosyetiktir, kim değildir? Cemiyet hayatı nedir? Parayla sosyeteye girilir mi?
Güzel sorular sormuş.
Laf aramızda kalsın, ben de biraz o camiadanım.
Dolayısıyla kimlerin gerçekten cemiyet hayatının içinde olduğunu, kimlerin de cemiyete girebilmek için kapıda beklediğini az çok bilirim.
Bugün size başka bir sırrımı açıklayacağım.
Ben yazılarımı Toygun Bey'e emanet ediyorum.
O da yazdıklarımı elden geçiriyor, toparlıyor, cilalıyor ve size bu güzel haliyle ulaşmasını sağlıyor.
Yani anlayacağınız, benim de bir stil danışmanım var!
Ben insanların kıyafetlerini düzeltiyorum, Toygun Bey de benim cümlelerimi.
Aramızdaki iş bölümü böyle.
Kusura bakmayın bugün onun alanına biraz gireceğim.
Çünkü karşıma öyle bir fotoğraf çıktı ki yalnızca ceket, elbise, saç ve makyaj konuşmak içime sinmedi.
BİR FOTOĞRAF, DÖRT İNSAN, KOCAMAN BİR KÜLTÜR
Rahmi Koç'un doğum günü kutlamasından bir fotoğraf.
Anadoluhisarı ile Kanlıca arasında yer alan tarihi Zarif Mustafa Paşa Yalısı.
Rahmi Koç, Semahat Arsel, Demet Sabancı Çetindoğan…
Önlerinde doğum günü pastası.
Önce mesleğimi yapayım.
Rahmi Bey'in açık mavi kruvaze ceketi şahane. Kırmızı yaka çiçeği, cep mendili, renklerin uyumu…
Her zamanki gibi janti.
Hanımefendilerin kıyafetleri de davetin samimiyetine uygun. Gösteriş yarışına girilmemiş.
Ama bir dakika!
Benim bu fotoğrafta dikkatimi çeken asıl şey başka.
Kimse kameraya poz vermiyor.
Kimse fotoğrafın merkezine yerleşmeye çalışmıyor.
Kimse üzerindeki kıyafetin markasını göstermekle meşgul değil.
Herkes doğum günü pastasının etrafında, o anın içinde.
İşte zarafet dediğim şey biraz da bu.
ESKİ PARA, YENİ PARA, PEKİ YA GÖRGÜ?
Şimdi moda dünyasının en sevdiği kavrama gelelim.
Old money.
Yani eski para.
Son yıllarda herkes eski zengin gibi giyinmeye çalışıyor.
Logosuz çantalar, kaşmir kazaklar, inci kolyeler, sade ayakkabılar…
Sanki doğru kıyafetleri satın alınca insanın aile geçmişi de değişecek!
Kusura bakmayın ama olmuyor.
Eski zengin gibi giyinebilirsiniz.
Eski zengin gibi konuşmayı da öğrenebilirsiniz.
Hatta eski bir yalı satın alıp içine antika mobilyalar yerleştirebilirsiniz.
Ama o yalının içine geçmişi, dostluğu, aile terbiyesini ve görgüyü aynı kolaylıkla yerleştiremezsiniz.
Üstelik görgü yalnızca zenginlere özgü değildir.
Son derece mütevazı bir evde büyüyen insan da zarafetin kitabını yazabilir.
Milyon dolarlık bir malikanede yaşayan biri ise o kitabın kapağını bile açmamış olabilir.
KOÇLAR VE SABANCILARIN VERDİĞİ DERS
Bu fotoğrafta Türkiye'nin iki büyük iş ailesinin temsilcileri var.
Yıllarca iş dünyasında rekabet etmiş aileler.
Ama burada rekabet yok.
Bir doğum günü pastası, dostluk ve yılların biriktirdiği hatıralar var.
Benim cemiyet hayatında öğrendiğim önemli bir şey var:
Gerçekten kendine güvenen insanlar, başkalarını küçülterek büyümeye çalışmaz.
Davetlerde en yüksek sesle konuşan, en pahalı çantayı taşıyan ya da en çok tanınmış isimle fotoğraf çektiren kişi her zaman en itibarlı kişi değildir.
Hatta bazen tam tersidir.
Çünkü görgünün en önemli kurallarından biri, kendinizi sürekli ispatlamak zorunda hissetmemektir.
BUGÜN NOT VERMİYORUM
Normalde bu köşede notlar dağıtırım.
Kimi zaman överim, kimi zaman eleştiririm.
Bugün ise kimsenin kıyafetine puan vermeyeceğim.
Çünkü bu fotoğrafın bana hatırlattığı şey, modanın çok ötesinde.
Şıklık, üzerinizdekilerin fiyatıyla değil, onları taşıyan insanın tavrıyla tamamlanır.
Ve son olarak Toygun Bey'e küçük bir mesajım var.
Siz bugün sosyeteyi yazmışsınız.
Ben de sosyetenin kıyafetlerini bir kenara bırakıp biraz ruhuna baktım.
Ama merak etmeyin.
Yarın yine makasımı elime alacağım.
Çünkü cemiyet hayatında zarif insanlar kadar, kıyafetleriyle gözlerimizi yoranlar da var.
Hem de fazlasıyla!
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com
Kaynak: Patronlardunyasi