İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.031.869 ▼ %2,08

STK

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: "Başta Cumhurbaşkanı ve temiz AK Partililer bu gücü durdurmalı"

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Parti'nin fon skandalına ilişkin araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, 455 bin 758 yatırımcının etkilendiği süreçte siyasi nüfuz ve kamu gücünün kullanıldığı iddialarının araştırılmasını istedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti yöneticilerine çağrıda bulunan

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Parti'nin fon skandalına ilişkin araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen süreçteki denetim eksikliklerinin, siyasi bağlantı iddialarının ve kamu kurumlarının sorumluluklarının araştırılması çağrısında bulundu. Esen, "Başta Sayın Cumhurbaşkanı ve hakkı, helali bilen temiz AK Partililer bu gücü durdurmalı!" sözleriyle iktidara seslendi.

"Bir Dolandırıcılık Varsa Önce İktidar Bu Düzeni Açığa Çıkarmalı"

Fonlarda yaşananların yalnızca tasfiye ve ödeme takvimi üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Elif Esen, 455 bin 758 yatırımcının doğrudan etkilendiğini hatırlattı. Esen, yolsuzluk iddialarının yalnızca kamu parasının çalınması veya rüşvet kapsamında ele alınmaması gerektiğini, devletin gücü ve imkânlarının belirli kişi ya da çevrelere çıkar sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığının da incelenmesi gerektiğini ifade etti.

İktidarın kendi içindeki olası çıkar ilişkilerini araştırmakla yükümlü olduğunu savunan Esen, şu ifadeleri kullandı:

"Bir dolandırıcılık, hırsızlık varsa muhalefetten önce kendilerinin bu düzeni açığa çıkarması, bozması, yakınlarındaki ya da içlerindeki kötülerden, dolandırıcılardan arınması, toplum vicdanını rahatlatması gerekir."

Esen, siyasi yakınlık ve kamu gücünün kullanıldığına ilişkin iddiaların üzerinin örtülmemesi gerektiğini belirterek, sorumluluğu bulunan kişi ve çevrelerin ortaya çıkarılmasını istedi.

"Bu Büyük Kara Deliğin Üzeri Kapatılacak mı?"

Türkiye'deki finansal denetim mekanizmalarının işleyişini sorgulayan Esen, küçük tutarlı para hareketlerinin dahi yakından izlendiği bir sistemde milyarlarca liralık işlemlerin nasıl gerçekleştirilebildiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Esen, finansal hareketlerin denetimine ilişkin şu soruları yöneltti:

"Vatandaşın, emeklinin 10 bin lirasını takip eden, 20-30 bin liralık ödemelerin üzerine düşen finansal sistemimizde milyarlar nasıl aktarılmış? Şimdi bu büyük kara deliğin üzeri kapatılacak mı?"

Fon skandalında siyasi nüfuz ve güç ilişkilerinin de araştırılması gerektiğini savunan Esen, iddiaların yalnızca finansal işlemlerle sınırlı tutulmamasını istedi.

Esen, "Bebelerin babalarının gücü nasıl bir güç ki iktidarın köşelerini tutmuşlar, kim bunlar?" sözleriyle kamuoyuna yansıyan iddiaların arkasındaki bağlantıların açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti içindeki sorumluluk sahibi siyasetçilere seslenen Esen, "Başta Sayın Cumhurbaşkanı ve hakkı, helali bilen temiz AK Partililer bu gücü durdurmalı!" diyerek iddialara konu olan yapıların korunmaması gerektiğini vurguladı.

"SPK Neyi Ne Zaman Gördü, Hangi Uyarılar Yapıldı?"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in kamuoyuna yansıyan açıklama ve uyarılarına değinen Elif Esen, finansal risklerin hangi aşamada fark edildiğinin ve ilgili kurumların ne zaman harekete geçtiğinin açıklanmasını istedi.

Esen, denetim mekanizmalarının zamanında işletilip işletilmediğini sorgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Neden bu kadar uzun süre bu dolandırıcılara yol verildi, kim verdi? Neden zamanında durdurulamadı bu vurgun? SPK neyi ne zaman gördü, hangi uyarılar yapıldı, hangi işlemlere rağmen müdahale edilmedi?"

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) süreç boyunca gerçekleştirdiği denetimlerin ve aldığı kararların bağımsız biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Esen, olası ihmallerin ortaya çıkarılmasını talep etti.

"DDK Neden Üzerine Düşeni Yapmadı?"

Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) süreçteki rolüne de dikkat çeken Elif Esen, "DDK neden üzerine düşeni yapmadı?" sorusunu yöneltti.

Meclise sunulan kanun teklifinin içeriğini eleştiren Esen, kriz boyunca denetim faaliyetleri tartışılan SPK'ya tasfiye, değerleme, satış ve ödeme süreçlerinde yeniden geniş yetkiler verildiğini belirtti.

Esen, buna karşılık SPK'nın geçmiş dönemdeki denetim faaliyetlerini bağımsız şekilde inceleyecek açık bir mekanizmanın teklifte bulunmadığını ifade etti.

Denetim sorumluluğu tartışılan kurumlara yeni yetkiler verilmesinin tek başına yeterli olmayacağını savunan Esen, geçmişteki işlemlerin ve olası ihmallerin de araştırılması gerektiğini kaydetti.

"Tam da Bu Yüzden Meclis Araştırmasına İhtiyaç Var"

Fon skandalına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla TBMM bünyesinde Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineleyen Esen, yasama organının denetim yetkisini kullanması gerektiğini söyledi.

Esen, araştırmanın yalnızca yatırımcıların uğradığı mağduriyetlerin giderilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, kamu kurumlarının sorumluluklarının ve olası siyasi bağlantıların da ortaya çıkarılmasının önem taşıdığını belirtti.

Benzer mağduriyetlerin yeniden yaşanmaması için denetim süreçlerinin şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Esen, sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların belirlenmesini istedi.

"Bu Ülkeyi Dolandıran Kimse Cezasını Çekmeli"

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, konuşmasını şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısıyla tamamladı.

Esen, "Doğrunun ortaya çıkması, şeffaflıkla akla karanın ayrışması, bu ülkeyi dolandıran kimse cezasını çekmesi ve bu yüce milletin dolandırıcılardan korunması için biz doğrular susamayız." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…