İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.083.881 ▲ %0,30
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gündem

Emekli aylığı nasıl artırılır? Uzmanından kritik uyarılar

Görsel: haberturk.com

Emekliliği yaklaşanlar aylıklarını yükseltmek için arayışa giriyor. Emeklilikten önceki son on yıl SGK'ya primin yüksek ücret üzerinden ödenmesi emekli aylığını yükseltir mi? Bordroda ücretin eksik gösterilmesi emekli aylığını düşürür mü? Çalışırken emekli aylığını artırmak için ne yapmalı? Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı.

Emekliliği yaklaşanların en çok merak ettiği konulardan biri, aylıklarını nasıl artırabilecekleri. Bu konuda akıllara takılan soruların başında, emeklilikten önceki son on yıl SGK'ya primin yüksek ücret üzerinden ödenmesinin etkisi geliyor. Ayrıca bordroda ücretin eksik gösterilmesinin emekli aylığını düşürüp düşürmeyeceği de merak ediliyor. Çalışırken emekli aylığını artırmak için izlenmesi gereken yollar, Ahmet Kıvanç tarafından Habertürk okurlarının soruları ışığında yanıtlandı.

1979 doğumlu olduğunu, sigorta başlangıcının 02.10.2011 olduğunu ve Türkiye'de 7000 prim gününü doldurarak kıdem tazminatı alıp işten ayrıldığını belirten bir okur, şu an yurt dışında çalıştığını ve Türkiye'de işleyen bir sigortasının olmadığını ifade etti. Okur, eski iş yerinde maaşına göre 22-23 bin lira bandında sigorta kesintisi olduğunu belirterek, emekli maaşını artırabilmek için ne yapması gerektiğini, aynı oranlarda isteğe bağlı sigortalılığın emeklilik maaşını artırıp artırmayacağını ya da asgari tutardan devam edip etmemesi gerektiğini sordu.

Sorulara geçmeden önce, emekli aylığını artırma konusunda genel bilgi veren Kıvanç, bu konunun genellikle emeklilik tarihi yaklaşınca akla geldiğini ve bunun tarihsel bir altyapısı olduğunu söyledi. 2000 yılından önce emekli aylığının son 10 yıllık prime esas kazanç üzerinden hesaplandığını hatırlatan Kıvanç, çalışma hayatının son on yılına kadar primleri düşük kazanç üzerinden gösterilip, son yıl yüksek kazanç üzerinden gösterilenlerin emekli aylığını artırabildiğini belirtti. Bu nedenle çalışanların ilk yıllarda bordroda kazançlarının düşük gösterilmesine itiraz etmediğini, emeklilik tarihlerine on yıl kalanların ise işverenle konuşup kazançlarının gerçek tutar üzerinden gösterilmesini istediğini aktardı.

8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren kanunla bu uygulamanın sona erdiğini vurgulayan Kıvanç, 2000 yılından sonraki çalışmalar için emekli aylığı hesabında bütün çalışma yaşamı boyunca yatırılan prime esas kazançların ortalamasının dikkate alınmaya başlandığını ifade etti. Örneğin, bütün çalışma yaşamı boyunca yatırılan prime esas kazançların aylık ortalaması bugünün parasıyla 50.000 TL hesaplandığında, bu tutarın kişinin ödediği prim gününe göre hesaplanan aylık bağlama oranı (ABO) ile çarpılarak ödenecek emekli aylığının bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de kazancın bordroda eksik gösterilmesinin maalesef çok yaygın bir uygulama olduğuna dikkat çeken Kıvanç, emekli aylığını artırabilmek için çalışanların gerçek kazancın bordroda gösterilmesini sağlaması gerektiğini belirtti. İşveren kazancı bordroda düşük gösteriyorsa emekli aylığının da düşük olacağını, bunun da gelecekten çalınması anlamına geldiğini ifade etti. İşini kaybetme korkusuyla işçinin çalışırken bu talebi her zaman dile getiremeyebileceğini, bu durumda işçilerin çalışmaya devam ederken kanıt toplaması gerektiğini, işten ayrıldıktan sonra dava açarak eksik gösterilen kazançların primlerinin hesaplanarak emekli aylığının yükseltilmesinin mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

Emekli aylığını artırmak için yüksek kazançlı işte çalışmak ve kazancın bordroya gerçek tutar üzerinden yansıtılmasını sağlamak gerektiğini özetleyen Kıvanç, emekli aylığını artıran bir diğer unsurun da ABO'nun yüksek olması olduğunu belirtti. ABO'yu yükseltmenin ise prim ödenen gün sayısının artırılmasıyla sağlandığını, yüksek kazançla ne kadar uzun süre prim ödenirse emekli aylığının da o kadar artacağını dile getirdi. Prime esas kazancın asgari ücret ile bunun 9 katı arasında değiştiğini, prime esas kazancı asgari ücretin iki katından fazla olanların çalışmaya devam ettikçe emekli aylıklarını artırabildiklerini aktardı.

Okurun sorusuna dönen Kıvanç, emeklilik için 7200 güne ihtiyaç olduğunu, prim günü 7000 ise sadece 200 gün eksiğin bulunduğunu belirtti. Hakkı varsa askerlik borçlanması yaparak eksik günlerin tamamlanabileceğini söyledi. Eksik günlerin yurt dışında yaşarken isteğe bağlı sigorta ile tamamlanamayacağını, isteğe bağlı sigorta yaptırabilmek için Türkiye'de ikamet etmek gerektiğini ifade etti. Eksik sürenin yurt dışı borçlanma ile tamamlanmasını tavsiye etmediğini belirten Kıvanç, yurt dışı borçlanma ile emekli olunursa emekli aylığı kestirilmeden Türkiye'de veya yurt dışında hiçbir işte çalışılamayacağını hatırlattı.

Emeklilikte 60 yaşa tabi olunduğunu, bu yaşa gelinceye kadar eksik günlerin Türkiye'de fiilen çalışarak tamamlanabileceğini belirten Kıvanç, fiilen çalışmayıp sigortalı gösterme yoluna gidilirse yurda giriş çıkışlardan bu durumun tespit edilmesi halinde zor durumda kalınabileceğini söyledi. Emekli aylığını artırmak için yüksek tutarla borçlanma yapmanın da gereksiz olduğunu, ödenecek yüksek tutarın emekli aylığını artırmaya yetmeyeceğini ifade etti. Emekli aylığını artırmak için geriye tek yolun, Türkiye'de yüksek ücretli bir işte olabildiğince uzun süre çalışmak olduğunu belirtti.

2013 SSK girişli olduğunu, SSK'dan 2366 gün, isteğe bağlı sigortadan da 1000 günü bulunduğunu ve hala isteğe bağlı sigorta ödediğini belirten bir başka okur, kısmi emekli olmak için nasıl yol izlemesi gerektiğini ve 5100 günden emekli olup olamayacağını sordu. İlk defa sigortalı çalışmaya 30 Nisan 2008 tarihinden sonra başlayanların normal emeklilik için 4/a'da (SSK) 7200 gün, 4/b'de (BAĞ-KUR) ise 9000 günü tamamlamak zorunda olduğunu belirten Kıvanç, kısmi emeklilik için ise tüm statülerin 5400 güne tabi olduğunu söyledi.

4/a statüsünde kısmi emeklilik için prim gününün sigortalı çalışmaya 2008-2016 yılları arasında başlama tarihine göre değiştiğini aktaran Kıvanç, 1 Mayıs 2008 – 31 Aralık 2008 arası için 4600 gün, 2009 yılı için 4700 gün, 2010 yılı için 4800 gün, 2011 yılı için 4900 gün, 2012 yılı için 5000 gün, 2013 yılı için 5100 gün, 2014 yılı için 5200 gün, 2015 yılı için 5300 gün, 1 Ocak 2016 ve sonrası için ise 5400 gün gerektiğini belirtti. 4/a statüsünde 5100 gün ile emekli olabilmek için bu süreyi doldurmaya kalan son 1260 günün 4/a statüsünde geçmesi gerektiğini vurgulayan Kıvanç, son 1260 gün isteğe bağlı sigorta olursa 5100 gün yerine 5400 gün ile emekliliği beklemek zorunda kalınacağını ifade etti.

Uzun yıllardır yurt dışında yaşayan ve Rus vatandaşı olan bir okurun eşinin durumuyla ilgili soruyu da yanıtlayan Kıvanç, eşin normal emeklilikte 7000 prim gününe, kısmi emeklilikte ise 4500 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresine tabi olduğunu belirtti. Kısmi emeklilik için 162 gün prim eksiği bulunduğunu, bu sürenin hakkı varsa doğum borçlanması ile yapılabileceğini söyledi. Eksik günlerin 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlanması şartıyla her iki emeklilikte de 58 yaşa tabi olunduğunu aktardı.

Doğum borçlanması hakkı yoksa yaklaşık 5,5 aylık eksik sürenin Türkiye'de fiilen 4/a statüsünde çalışarak tamamlanmasını tavsiye eden Kıvanç, yurt dışı borçlanma ile tamamlayarak emekli olunursa emekli aylığı kestirilmeden hiçbir ülkede çalışılamayacağını hatırlattı. Ancak eşin çalışmıyorsa ya da 58 yaşından sonra çalışmayı düşünmüyorsa asgari ücret üzerinden yurt dışı borçlanma yapılabileceğini belirtti.

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…