İçeriğe geç
  • Dolar 49,2160
  • Euro 55,2105
  • Sterlin 65,2430
  • Bitcoin 4.133.598 ▲ %1,21

Gündem

Halk rant hattına geçit vermeyecek

Yaşam savunucuları Kuzey Demiryolu Projesi'ne karşı sokağa çıktı. Açıklamada, "Kuzey Ormanları'nı ranta teslim etmeyeceğiz" denilirken Prof. Dr. Giritlioğlu, kentin kuzeyinde artacak yapılaşma yüküne dikkat çekti.

HABER MERKEZİ 

Yaşam savunucuları İstanbul'un kuzeyinde yapılması planlanan INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi'ne karşı sokağa çıktı. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Kuzey Ormanları Savunması, Polen Ekoloji Kolektifi ve Türkiye Ormancılar Derneği'nin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar 14 Ekim'de ihalesi gerçekleştirilecek projeye yönelik eylem gerçekleştirdi. 

Yapılan açıklamada, "Kuzey Ormanları İstanbul'un nefesi, suyu ve yaşam sigortasıdır. Bu alanları lojistik koridorlara, şantiyelere ve rant projelerine teslim etmeyeceğiz" denildi. TMMOB İstanbul İKK adına konuşan Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, projeye ilişkin "Kamu yararı, ekolojik bütünlük ve planlama ilkeleri göz ardı ediliyor" ifadelerini kullandı. 

YAŞAMI YOK EDECEK

Açıklamada, "Bu proje, ulaşım adı altında, ormanı, suyu, yaşam alanlarımızı yok edecek, inşaata açıp betona boğacak, kamu yararı gözetilmeyen, Türkiye'yi borçlandıran, üretim yerine küresel tedarik zincirlerinde, 'transit geçiş' ülkesi haline getiren bir rant projesi.İstanbul bir su krizinin eşiğindeyken, kentin can damarı olan Kuzey Ormanları'nın ve su havzalarının devasa bir lojistik projesi uğruna feda edilmesi kabul edilemez" sözlerine yer verildi. 

Açıklamada ayrıca İstanbul'un orman alanlarının daraltılarak biyoçeşitliliğin risk alında olduğuna vurgu yapılarak "Proje orman alanları ile 2B arazilerinden geçmekte, Kuzey Ormanları bütünlüğünü parçalamaktadır. Kendi hazırladıkları Çevre ve Sosyal Yönetim Planı raporuna göre proje; habitat kaybı, alan parçalanması ve endemik/nadir bitki türleri üzerinde doğrudan etki yaratmaktadır. İnşaat faaliyetlerinden etkilenecek olan koruma altındaki türlerin tohum ve soğanlarının sökülerek başka alanlara taşınması planlanmaktadır. Kuzey Marmara Otoyolu'yla parçalanan İstanbul'un kuzeyindeki yaban hayatı bir kez daha darbe alacaktır" denildi. 

"İstanbul'un kuzeyindeki ormanlar, su havzaları, tarım alanları ve meralar, yıllardır mega projelerin yarattığı tahribatla karşı karşıyadır" diyerek iktidarın rant projelerini hatırlatan Prof. Dr. Giritlioğlu ise, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu ile derinleşen süreç, Kanal İstanbul Projesi'yle devam etmektedir. Kentin kuzeyini hedef alan bu projeler, kentin ekolojik bütünlüğünü ciddi biçimde tehdit etmektedir" diye aktardı. 

TALEPLER SIRALANDI

Giritlioğlu, "Bu proje, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, İstanbul'un doğal varlıklarını, su kaynaklarını ve gelecekteki mekânsal gelişimini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir müdahaledir" dedi. 

Projenin ÇED süreci sürerken ihale açılmasına tepki gösteren Giritlioğlu, talepleri şöyle sıraladı: "İstanbul'un planlama ilke ve esaslarına, hukuka, bilime uygun projelerle gelişmesi önceliğimiz olmalıdır. Mevcut altyapının geliştirilmesi dâhil alternatifler karşılaştırılmalı; kamu yararı, toplumsal maliyetler ve ekolojik etkiler birlikte ele alınmalıdır. ÇED süreci şeffaf yürütülmeli; ilgili meslek odalarının ve STK'ların, bilim insanlarının, uzmanlarının, yerel yönetimlerin ve bölge halkının sürece etkin katılımı sağlanmalıdır. Kentin daha fazla mega projeye değil; bilimsel planlamaya, ekolojik sorumluluğa, hukuka ve kamu yararına dayanan kararlara ihtiyacı vardır."  

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…