İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.084.957 ▼ %0,52

Ekonomi

Hazırgiyim sektörü kritik eşikte: Sanayiciler maliyet baskısına karşı uzun vadeli destek istiyor

Görsel: cumhuriyet.com.tr

İstanbul Hazırgiyim Konferansı'nda konuşan sektör temsilcileri, üretim ve istihdamdaki gerilemeye dikkat çekerek kamudan uzun vadeli strateji, öngörülebilir destek ve nitelikli üretimi güçlendirecek adımlar istedi.

Hazırgiyim sanayisi, artan maliyetler ve üretim ile istihdamdaki kayıplarla mücadele ederken sektör temsilcileri kalıcı bir toparlanma için destek çağrısında bulundu. İstanbul'da düzenlenen konferansta, dönüşümün yalnızca şirketlerin çabasıyla sağlanamayacağı belirtilerek kamudan 20 yıllık bir strateji, öngörülebilir destek mekanizmaları ve nitelikli üretimi teşvik edecek adımlar talep edildi.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nin (TGSD) 'Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye' temasıyla düzenlediği 19. İstanbul Hazırgiyim Konferansı dün başladı. Etkinlikte sektörün mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentiler ele alındı.

Konferansın 'Kritik Eşikteyiz: Çıkış Yolu Nerede?' başlıklı oturumunda konuşan TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, sektördeki gerilemenin durmasının toparlanma anlamına gelmediğini ifade etti. Narbay, 'Zemin düzelmeden ve talep ettiğimiz destekler tam olarak sağlanmadan bu dengenin kalıcı olduğunu söyleyemeyiz' dedi.

Rekabet gücünün sadece işçilik maliyetiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Narbay, sektörün birim fiyatının 2022'den bu yana yüzde 13 arttığını, yüzde 21'lik üretim kaybına rağmen verimliliğin yükseldiğini ancak maliyet artışının karşılanamadığını aktardı. Fiyat artışlarının katma değere dönüşmediğine dikkat çeken Narbay, dönüşüm için bilançoların güçlenmesi gerektiğini belirterek teşviklerin tek elden, performans ve niteliğe dayalı, ölçülebilir bir sisteme bağlanmasını talep etti. Nitelikli üretim, işgücü planlaması ve Türkiye Markası'na yatırım yapılması gerektiğini kaydeden Narbay, 'Mevcut gidişatla 2050'de 30 milyar dolarda kalırız' uyarısında bulundu.

TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren ise farklı sektörlerin katılımıyla 'Türkiye Markası'nı güçlendirecek ortak bir strateji geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Alıcılara öngörülebilir sipariş ve dönüşüm yatırımlarında işbirliği çağrısı yaptı.

TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, dünya genelinde imalat sanayisinin yapısını değiştirecek bir dönüşüm yaşandığını ve sektörlerin bu değişime tek başına uyum sağlayamayacağını dile getirdi. Türkiye'nin Avrupa'ya erişim avantajının 15 yıl sonra yeterli olmayacağını belirten Altınsaç, rekabette Çin'in yanı sıra Hindistan'ın da belirleyici olacağını ifade etti. Maliyetleri oluşturan süreçlerin ötesinde yeni sistemin gerektirdiklerine odaklanılması gerektiğini vurgulayan Altınsaç, 'Kamu yönlendirici olmalı, bu da beş yıllık planlarla olmaz. 20 yıllık stratejilere ihtiyaç var. İyi olduklarınızı ayrıştırmanız gerekiyor, her şeyi üretemezsiniz' dedi.

McKinsey Hazırgiyim ve Lüks Moda Sektörü Küresel Lideri Gemma D'Auria ise 2022'den bu yana Türkiye'nin hazırgiyim ihracatının yüzde 21, fabrika üretiminin yüzde 18 ve sektör istihdamının yüzde 30 gerilediğini açıkladı. D'Auria, sektörün kapasite satmak yerine üretim yetkinliğiyle öne çıkması gerektiğini söyledi. Kalite, yakınlık ve üretim birikiminin hız, küçük partilerde üretim, kişiselleştirme, tasarım ortaklığı ve izlenebilirlikle güçlendirilmesini isteyen D'Auria, küçük işletmeler için birleşme ve ittifak önerdi.

Konferansta Türkiye sanayisinin Avrupa pazarıyla ilişkileri de gündeme geldi. Avrupa Parlamentosu eski Başkan Yardımcısı Heidi Hautala, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre ve iklimle sınırlı olmadığını, işçilerin çalışma koşulları ve ücretlerini de kapsadığını vurguladı. Markaların üretim yaptıkları fabrikaların geçim ücreti ödeme taahhütlerini ve bu taahhütleri ne ölçüde yerine getirdiklerini izleyebildiğini belirten Hautala, AB'nin yeni düzenlemeleri karşısında Türk üreticilere hazırlıklarını ertelememeleri çağrısı yaptı. Hautala, 'Markaların hangi konularda hesap vermek zorunda kalacağını öğrenmelisiniz' dedi. Türkiye'nin kalite ve üretim birikimini sürdürülebilirlikle güçlendirebileceğini ifade etti.

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…