İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.031.081 ▼ %0,02
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 66. duruşması tamamlandı

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 66. duruşması tamamlandı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 66. duruşmasında, 53'ü tutuklu 414 sanıktan bazı tutuksuzların savunmaları alındı; duruşma yarına ertelendi.

Diriliş Postası'nın haberine göre, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen davanın öğleden sonraki oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik'in savunması dinlendi.

Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kimsenin baskısı olmadan kendi isteğiyle yaptığını belirterek, aksine yönelik iddiaları reddetti. İddianamede kendisinin sanık Adem Soytekin'e bağlı olarak örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığının öne sürüldüğünü hatırlatan Erçevik, dosyada somut bir delil bulunmadığını, duyduğu pişmanlığın suç işlemiş olmaktan değil, "Benim burada ne işim var?" sorusundan kaynaklandığını ifade etti.

Geçmişine bakıldığında herhangi bir örgüte bağlı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Erçevik, Soytekin'in 2019-2024 yılları arasında belediyeden aldığı ihalelerin sınırlı sayıda olduğunu ve bu işlerden zarar ettiğini beyan ettiğini aktardı. Erçevik, kendisinin Soytekin tarafından atandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, aksi halde Soytekin'in o dönemde Beylikdüzü'nde sürekli ve yüksek kârlı işler yapması gerektiğini, ancak Soytekin'in belediye ile açıktan herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.

Suçlamaları kabul etmeyen ve beraat isteyen Erçevik, iş konusunda Mehmet Murat Çalık ile zaman zaman tartıştığını, bu nedenle kimseye bağlı hareket etmesinin söz konusu olamayacağını dile getirdi. Kendisine ihtiyaç duyulduğunu söyleyen bir büyüğünün yanında idari ve mali konularda danışmanlık yaptığını anlatan Erçevik, savcının iddianamede rüşvet değil "rüşvete aracılık" ifadesini kullandığını hatırlattı.

Tutuksuz sanıklardan iş insanı Furkan Hamzaoğlu ise savunmasında hakkında "rüşvet verme" suçundan dava açıldığını belirterek, West Side projesine ilişkin inşaat sözleşmesinin 2013'te imzalandığını, o tarihte üniversite öğrencisi olduğunu ve sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve uygulanmasında herhangi bir görevi bulunmadığını söyledi. Hamzaoğlu, Mutlu İnşaat'a 2024 yılı aralık ayında hissedar olduğunu, o tarihe kadar şirkette ortaklık ya da yöneticilik sıfatı taşımadığını, projenin başlangıcında sektörü öğrenmek amacıyla zaman zaman şantiyeleri ziyaret ettiğini anlattı.

Furkan Hamzaoğlu'nun babası tutuksuz sanık Yüksel Hamzaoğlu ise hiçbir kamu görevlisiyle menfaat anlaşması yapmadığını, savcılık ifadesinde belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığını anlattığını ifade etti. West Side projesinde ruhsatın gecikmesinin inşaata başlama ve bitirme takvimini, bunun da doğrudan iskân sürecini etkilediğini belirten Hamzaoğlu, gecikmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ödemeler nedeniyle ciddi mali yük altına girdiklerini, şirketin o dönem başka işleri de olduğu için finansal sıkıntı yaşadıklarını aktardı.

Hamzaoğlu, belediyeden iletilen maddi talepleri nakden karşılayacak güçlerinin olmadığını, savcılık ifadesinde belediyenin arsa sahibinden ve yüklenici firmalardan taleplerde bulunduğunu, bu taleplerin çoğunlukla Adem Soytekin aracılığıyla iletildiğini ve karşılanmadığında ruhsat ile iskân işlemlerinin sonuçlanamayacağı kanaatine vardıklarını anlattığını söyledi. Proje ilerleyip satışlar yapıldıktan ve müşterilere karşı yükümlülükler doğduktan sonra talepleri reddetmenin iskânın verilmemesi veya geciktirilmesi anlamına geleceğini belirten Hamzaoğlu, önceki ifadelerinde kullandığı "Vermek zorunda kaldık" sözünün bu baskıyı anlattığını ifade etti.

Hamzaoğlu, Soytekin'in şirketlerine devredilen 5 daire ve 6 dükkandan 2 dükkanın gerçekten yapılan inşaat işinin karşılığı olduğunu, diğer devirler ile iskân aşamasında fatura karşılığı verilen yaklaşık 3,5 milyon lira tutarındaki çeklerin ise serbest iradeyle yapılmış bir rüşvet anlaşması kapsamında değil, belediye işlemlerinin sonuçlandırılması için önlerine konulan talepler nedeniyle zorunluluk altında verildiğini kaydetti. Gayriresmi bir çıkış yapamayacaklarını söylemeleri üzerine fatura düzenlemesinin de bu kapsamda yapıldığını dile getirdi.

Tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül ise Beylikdüzü'ndeki projeleri için Mehmet Murat Çalık tarafından makamına çağrıldıklarını anlattı. Gül, görüşmede kendilerinden 5-6 milyon TL civarında para talep edildiğini, bunun karşılığında okul, sağlık ocağı veya cami gibi bir bağış yapmayı önerdiklerini ancak "Bunu siz verin, biz yaparız." denildiğini söyledi. Arsa hak paylaşımı sözleşmesi kapsamında arsa sahibine 24-25 milyon TL civarında ön ödeme yaptıklarını, tadilatı geçiremezlerse bu bedel ve sözleşmenin askıya düşeceğini, bu nedenle talebi kabul etmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Gül, senedi sanık Fatih Keleş'e Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki ofisinde teslim ettiklerini, paranın bir kısmını ödediklerini, bir kısmını ödeyemediklerini ifade etti. Ödeyemedikleri kısım için konunun dairelere döndüğünü, 13 dairenin gündeme geldiğini ve "Adem Bey'e devredeceksiniz." denildiğini, senetleri geri alarak arsa sahibinin de isteğiyle bu daireleri Adem Bey'e devrettiklerini anlattı. Çapraz sorguda kendisine yöneltilen "Sizden parayı kim istemişti?" sorusuna Gül, "Mehmet Çalık." cevabını verdi. Paranın belediyenin ek binasında istendiğini iddia eden Gül, görüşmede Uğur Güngör, Ali Gül ve Mehmet Murat Çalık'ın bulunduğunu söyledi.

Gül, "Ekrem İmamoğlu'nun konudan bilgisi var mı?" sorusuna, tartışmanın yaşandığı binada Mehmet Murat Çalık'ın odasının karşısındaki odanın Ekrem İmamoğlu'na ait olduğunu, tartışma üzerine İmamoğlu'nun dışarı çıkıp "ne oluyor" diye sorduğunu, başka bir diyaloglarının olmadığını söyledi. Duruşmada ayrıca tutuksuz sanıklar Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.

Yaklaşık 13 saat süren ve 15 tutuksuz sanık ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi. Duruşmada bugüne kadar toplam 20 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…