İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.002.536 ▼ %2,94

Ekonomi

İşsizlerin yüzde 82'si işsizlik maaşı alamıyor

Görsel: haber.sol.org.tr

TÜİK verilerine göre resmi işsiz sayısı 2 milyon 740 bin. Bu kişilerin yalnızca yüzde 18'i, yani 492 bin kişi işsizlik maaşı alabiliyor. İşsizlik ödeneği en fazla asgari ücretin yüzde 80'i kadar ödeniyor.

Türkiye'de işsizlik ödeneğine erişim oldukça sınırlı. TÜİK'in resmi verilerine göre Ağustos 2026 itibarıyla dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 740 bin kişi. Ancak İŞKUR verilerine göre bu kişilerin yalnızca 492 bin 169'u işsizlik ödeneği alabiliyor. Bu durum, resmi işsizlerin sadece yüzde 18'inin ödenekten yararlandığını, yüzde 82'sinin ise maaş alamadığını gösteriyor.

DİSK-AR'ın Eylül 2026 tarihli 'İşsizliğin Görünüm Raporu'na göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bin kişiye ulaştı. Geniş tanımlı işsizlik; aktif iş arayanların yanı sıra part-time çalışanları, iş arama umudunu kaybedenleri ve mevsimlik işçileri kapsıyor. TÜİK'in dar tanımlı işsizlik hesaplamasında ise yalnızca son dört hafta içinde iş arayan ve 15 gün içinde işbaşı yapmaya hazır olan kişiler dikkate alınıyor.

İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve fon kaynaklarının amacı dışında kullanılması, işsizlerin büyük bölümünün bu haktan faydalanamamasına neden oluyor. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na göre, ödenek alabilmek için iş sözleşmesinin işveren tarafından ve işçinin kusuru olmaksızın feshedilmesi gerekiyor. Kendi isteğiyle istifa edenler, evlilik veya bedelli askerlik gibi nedenlerle işten ayrılanlar, haklı fesih şartları hariç, ödenek alamıyor.

İşsizlik maaşına hak kazanabilmek için işten çıkıştan önceki son üç yılda en az 600 gün prim ödenmiş olması ve son 120 gün kesintisiz çalışma şartı aranıyor. Yeni mezunlar, iş hayatına yeni atılan gençler, düzensiz veya mevsimlik işlerde çalışanlar ile prim eksiği olanlar bu koşulları sağlayamadığı için kapsam dışında kalıyor. Ayrıca kayıt dışı çalışan milyonlarca kişi, prim ödemedikleri için işsizlik maaşına başvuramıyor.

İşsizlik Sigortası Fonu kesinti oranları, 1 Mayıs 2026 tarihinde yapılan yasal değişiklikle güncellendi. Buna göre işçinin payı brüt ücretin yüzde 1'i, işverenin payı yüzde 2'si ve devlet katkısı yüzde 0,5'i oldu. Daha önce devlet katkısı yüzde 1 seviyesindeydi. Toplamda brüt ücretin yüzde 3,5'i oranında kesinti yapılarak fona aktarılıyor.

İşsizlik ödeneği, sigortalının işten ayrılmadan önceki son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanıyor. Maaş, en düşük asgari ücretin yüzde 40'ı, en yüksek ise yüzde 80'i oranında ödeniyor. 2026 yılı itibarıyla en düşük işsizlik maaşı 13 bin 111 lira, en yüksek işsizlik maaşı ise 26 bin 223 lira olarak belirlendi.

İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için son üç yılda 20 ay prim ödeyenlere 6 ay, 30 ay prim ödeyenlere 8 ay ve 36 ay ve daha fazla prim ödeyenlere 10 ay süreyle maaş ödeniyor. Ödeme süresi 10 ayı geçemiyor. Avrupa'da ise bu süre İskandinav ülkelerinde ortalama 24 ayı buluyor. Fransa, Hollanda, İspanya ve Portekiz'de de 24 ay; Almanya, Yunanistan ve Polonya'da ise 12 ay dolayında.

Avrupa'da işsizlik ödeneği miktarı, çalışırken alınan son maaşın yüzde 62-85'i arasında değişiyor. Asgari ücretle bağlantısı açısından İspanya'da asgari ücretin yüzde 175'i, Portekiz'de ise 2,5 katı seviyesine ulaşıyor.

DİSK-AR'ın 2026 İşsizlik Raporu'na göre, İşsizlik Sigortası Fonu adeta 'İşveren Destek Fonu'na dönüştü. Raporda, fon giderlerinin büyük bölümünün işsizlere değil işveren teşvik ve desteklerine ayrıldığı belirtiliyor. 2016 ve 2026 (Ocak-Temmuz) arasında fon giderleri içinde işsizlik ödemelerinin payı yüzde 37,4'ten yüzde 31'e inerken, işveren teşvik ve desteklerinin payı yüzde 20,3'ten yüzde 44,3'e yükseldi.

2016-2026 arası dönemde fondan işçilere ayrılan pay 6,4 puan azalırken, işverenlere aktarılan kaynaklar 24 puan arttı. 2023-2026 (Temmuz) arası dönemde ise işverenlere işçilerin yaklaşık 2 katı fazla kaynak ayrıldı. Son üç buçuk yılda işverenler fon giderlerinden yüzde 51,6 pay alırken, işçiler yalnızca yüzde 28,5 pay alabildi.

Rapordaki değerlendirmede, 'Emekçilere yönelik ekonomik ve sosyal politikalarda sıklıkla dile getirilen "kaynak yok" söyleminin aksine İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının önemli bir bölümü işverenlere yönelik teşvik ve destekler ile çeşitli istihdam programlarının finansmanında kullanılıyor' ifadelerine yer verildi.

DİSK'in İşsizlik Sigortası Fonu uygulamasına ilişkin talepleri şöyle sıralandı: Fon, kuruluş amacına uygun biçimde kullanılmalı ve işsiz kalan bütün işçiler için gerçek gelir güvencesine dönüştürülmeli. Fon kaynaklarının işveren teşvik ve desteklerine aktarılmasına son verilmeli, kaynaklar işsizliğin yarattığı gelir kaybını telafi etmek ve işsizleri yoksulluğa karşı korumak için kullanılmalı.

İşsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları kolaylaştırılmalı, prim gün sayısı ve kesintisiz çalışma şartları yeniden düzenlenmeli. Ödenekten yararlanma süresi uzatılmalı ve miktar insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeye yükseltilmeli. İşsizlik ödeneğinin alt sınırı asgari ücretin altında olmamalı ve ödenekler enflasyon karşısında korunmalı.

Aktif işgücü piyasası programları ucuz, güvencesiz ve geçici istihdam yaratmanın aracı olmaktan çıkarılmalı. Fon'un gelir ve giderleri denetlenebilir ve kamuoyuna açık hale getirilmeli, fon yönetiminde işçilerin ve sendikaların söz ve karar hakkı güçlendirilmeli. Fon, bütçe açıklarını kapatma veya sermayeye kaynak aktarma aracı olarak kullanılmamalı. DİSK'in talebi: 'İşçinin Parası İşçiye, İşsizlik Sigortası Fonu İşsizlere!'

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…