İçeriğe geç
  • Dolar 49,4021 ▲ %0,01
  • Euro 55,3912 • %0,00
  • Sterlin 65,5756 ▲ %0,01
  • Gram Altın 6.607,47 ▲ %0,01
  • Çeyrek Altın 10.788,42 • %0,00
  • Gümüş 93,99 ▲ %0,01
  • Bitcoin 4.115.119 ▲ %0,65
  • BIST 100 12.250,68 ▲ %0,82

Ankara

Mansur Yavaş: Bu şehrin Cumhuriyetle Kazandığı Kimliği Koruyarak Gelişmesini Sağlamak Zorundayız

ABB Başkanı Mansur Yavaş, Ankara'nın Başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda "Bugün yalnızca Ankara'nın başkent oluşunun yıl dönümünü kutlamıyoruz. Aynı zamanda bir milletin bağımsızlık iradesinin nasıl bir Cumhuriyet'e dönüştüğünü hatırlıyoruz. Çünkü Ankara'nın hikâyesi, sıradan bir başkentlik hikâyesi değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele'yi başlatmak üzere geldiği bu şehir, Anadolu'nun dört bir yanından yükselen bağımsızlık iradesini bir araya getirdi. Ankara, en zor günlerde milletimizin umuduna ev sahipliği yaptı" dedi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara'nın Başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Ankara Sanat Merkezi'nde resepsiyon verildi. ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen resepsiyona Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler, başkentte görev yapan büyükelçiler, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları katıldı.

Güler burada yaptığı konuşmada tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in selamlarını ileterek şöyle konuştu:

"Ankara'dan önce beş asırlık başkent İstanbul, Boğazlarıyla denizden, Trakya'ya yakınlığıyla karadan her an tehdide açıktı. 16 Mart 1920'deki işgal ve Meclis-i Mebusan'ın dağıtılması, bu kırılganlığı açıkça gösterdi. Ankara ise, Heyet-i Temsiliye'yi 27 Aralık 1919'da bağrına basmış, 23 Nisan 1920'de Meclisi açmış, Milli Mücadele'nin karargâhı olmuştu. 13 Ekim kararı, fiilen var olan bu gerçeği hukuka taşıdı. On altı gün sonra Cumhuriyet bu şehirde ilan edildi. TBMM'nin Ankara'yı devletin yönetim merkezi ilan ettiği 13 Ekim 1923 tarihli Meclis kararı; Anadolu'nun bağrında yanan istiklal meşalesinin sonsuza dek sönmeyeceğinin tüm dünyaya ilan edilişidir. 13 Ekim günü, bu kadim şehir sadece yeni bir devletin yönetim merkezi olmamış; mazlum milletlerin direniş sembolü, hürriyetin ebedi başlığı haline gelmiştir. Ankara'nın başkent oluşu, tarihin akışına vurulan Türk mührüdür. Sakarya'da yankılanan top seslerine göğsünü siper eden bu topraklar, o günden sonra medeniyetin, adaletin ve aydınlık yarınların beşiği olmuştur. Ankara; sıradan bir şehir değildir. Ankara, 27 Aralık 1919'da Mustafa Kemal'in gözlerindeki o mavi ışığı bağrına basan seğmenlerin sadakatidir.

"BAŞKENTİMİZİN 103'ÜNCÜ YILI KUTLU OLSUN"

Ankara, vatanın her köşesi işgal altındayken, umudun rüzgârıyla dalgalanan ilk bayraktır. Ankara, her sokağında bir kahramanlık destanını saklayan, her köşesinde bir devrim şafağını barındıran milli hafızamızdır. Ankara, bozkırın ortasında, yoksulluğun ve imkânsızlığın içinde yeşeren, dal budak salan koca bir çınarın, Cumhuriyet'in köküdür. Ankara'nın başkent oluşu coğrafyanın ötesinde, egemenliğin saraydan millete geçişinin fiziki karşılığıdır. Batılı devletler elçiliklerini yıllarca İstanbul'da tutsa da genç Cumhuriyet geri adım atmayarak, Ankara'yı tüm dünyaya kabul ettirmiştir. Bugün başkentimiz, Anayasamızın değiştirilemez hükümleri arasındadır. Bu hikâyenin kalbinde Çankaya vardır. Heyet-i Temsiliye'nin karşılandığı Dikmen sırtları, Atatürk'ün yaşadığı Çankaya Köşkü, Meclisimiz ve Anıtkabir ilçemizdedir. Bu bizim için hem onur, hem sorumluluktur. Yerel yönetim olarak görevimiz bu mirası yalnızca anmak değil; kentimizi daha yaşanabilir, daha yeşil ve daha katılımcı kılarak Cumhuriyetin eşit yurttaşlık idealini her yere taşımaktır. Bu anlamlı günde, bu duygularla, başta bu büyük vizyonun sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadele'nin bütün kahramanlarını, bu toprakları canlarıyla yoğurarak bize vatan kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum. Bozkırın kalbinde parlayan bu ışık, sonsuza dek yolumuzu aydınlatacaktır. Başkentimizin 103'üncü yılı kutlu olsun."

MANSUR YAVAŞ: ANKARA'NIN HİKAYESİ SIRADAN BİR BAŞKENTLİK HİKAYESİ DEĞİLDİR

Yavaş ise şunları söyledi:

"Bugün yalnızca Ankara'nın başkent oluşunun yıl dönümünü kutlamıyoruz. Aynı zamanda bir milletin bağımsızlık iradesinin nasıl bir Cumhuriyet'e dönüştüğünü hatırlıyoruz. Çünkü Ankara'nın hikâyesi, sıradan bir başkentlik hikâyesi değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele'yi başlatmak üzere geldiği bu şehir, Anadolu'nun dört bir yanından yükselen bağımsızlık iradesini bir araya getirdi. Ankara, en zor günlerde milletimizin umuduna ev sahipliği yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi burada açıldı, kurtuluş mücadelemiz buradan yönetildi ve Cumhuriyet'in temelleri bu şehirde atıldı. 13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent ilan edilmesi, işte bu tarihî yürüyüşün en önemli dönüm noktalarından biriydi. Bu tercih, bağımsızlığını kazanmış bir milletin kendi geleceğini kendi iradesiyle kurma kararlılığının ifadesiydi.

"CUMHURİYET'İN DEĞERLERİNİ YAŞATMAK DEMOKRASİYİ VE DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRMEK DE HEPİMİZİN GÖREVİ"

Ankara, Cumhuriyet'in yalnızca yönetim merkezi olmadı. Aynı zamanda çağdaşlaşmanın, eğitimin, bilimin ve millet iradesinin simgesi hâline geldi. Bugün başkentimize baktığımızda, bu büyük sorumluluğun hâlâ devam ettiğini görüyoruz. Ankara'nın tarihine sahip çıkmak kadar Cumhuriyet'in değerlerini yaşatmak, demokrasiyi ve dayanışmayı güçlendirmek de hepimizin görevidir. Bu şehrin bir de daha eskiye uzanan kökleri var. Ankara, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan, ticaretin ve üretimin geliştiği, Ahilik geleneğinin yaşatıldığı kadim bir Anadolu şehridir.

Ahilik bize dürüstlüğü, emeğe saygıyı, paylaşmayı ve zor zamanlarda birbirimize sahip çıkmayı öğütler. Bu değerler, Cumhuriyet'in toplumsal dayanışma ruhuyla birlikte düşünüldüğünde Ankara'nın kimliğini daha iyi anlıyoruz. Bir tarafta köklü bir tarih, diğer tarafta Cumhuriyet'in aydınlık geleceği. Ankara'yı Ankara yapan da bu iki büyük mirasın bir arada yaşamasıdır.

"BU ŞEHRİN CUMHURİYETLE KAZANDIĞI KİMLİĞİ KORUYARAK GELİŞMESİNİ SAĞLAMAK ZORUNDAYIZ"

Ankara'nın geleceğini düşünürken önümüzde büyük bir sorumluluk var. Bu şehrin Cumhuriyetle kazandığı kimliği koruyarak gelişmesini sağlamak zorundayız. Bilimde, teknolojide, eğitimde, kültürde ve sanatta gelişen; doğasını koruyan, üretimi destekleyen, gençlerine fırsat sunan bir Ankara istiyoruz. Dünyanın farklı başkentlerinden gelen insanların Ankara'yı tanıdıklarında Cumhuriyetin izlerini görmelerini, aynı zamanda çağdaş ve yaşayan bir kentle karşılaşmalarını istiyoruz. Bunu başarabilmek için ortak akla, dayanışmaya ve hepimizin katkısına ihtiyacımız var. Ankara hepimizin şehri. Bu şehrin geçmişi de geleceği de ortak sorumluluğumuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Millî Mücadele kahramanlarımızın bizlere bıraktığı emaneti taşırken geçmişimizle gurur duyacağız. Ancak bu gururu yalnızca sözlerle değil, Ankara'yı daha yaşanabilir bir kent hâline getirerek göstereceğiz. Çocukların özgürce büyüdüğü, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların hayatın her alanında yer aldığı, emeğin değer gördüğü, herkesin huzur içinde kardeşçe yaşadığı ve kimsenin kendisini yalnız hissetmediği bir başkent için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü Ankara'nın başkentliği, yalnızca geçmişten devraldığımız bir unvan değil, bugün ve yarın yerine getirmemiz gereken bir sorumluluktur.

"ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 103'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUM"

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın tarihine olduğu kadar Türkiye'nin geleceğine de yön verdi. Aradan geçen 103 yılda bu şehir, Cumhuriyet'in başkenti olma kimliğini taşıdı; bağımsızlığın, millet iradesinin ve ortak geleceğimizin simgelerinden biri oldu. Bugün bizlere düşen görev, bu kimliği korumak ve daha ileriye taşımaktır. Ankara'yı tarihine yakışır biçimde korurken geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren, dünyanın kalkınmış ülkelerindeki başkentlerle yarışan, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış bir şehir hâline getirmektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Ankara'nın Başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümünü kutluyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum. Ankara'nın Başkent oluşunun 103'üncü yılı kutlu olsun."

Ardından program sanatçı Kubat'ın konseriyle devam etti.

Yavaş ve ilçe belediye başkanları ve Kubat ile birlikte oyun havası oynadı.

Kaynak: Bizimankara

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…