İçeriğe geç
  • Dolar 49,3335 ▲ %0,12
  • Euro 55,0768 ▼ %0,43
  • Sterlin 65,1948 ▼ %0,12
  • Gram Altın 6.611,42 ▼ %0,50
  • Çeyrek Altın 10.785,56 ▼ %0,51
  • Gümüş 95,52 ▼ %0,88
  • Bitcoin 4.090.491 ▼ %0,79
  • BIST 100 12.150,67 ▼ %0,94

Gündem

Motus Tartışma Günleri'nde akademinin geleceği ele alındı

Motus Disiplinlerarası Tartışma Günleri'nde akademinin çalışma koşulları ve bilimsel özerklik tartışıldı. Panelde konuşmacılar, güvencesizliğe ve akademik özgürlük üzerindeki baskılara karşı ortak mücadele ve örgütlenmenin önemini vurguladı.

Motus Tartışma Günleri'nde akademinin geleceği ele alındı

Motus Disiplinlerarası Tartışma Günleri'nde akademinin çalışma koşulları ve bilimsel özerklik tartışıldı. Panelde konuşmacılar, güvencesizliğe ve akademik özgürlük üzerindeki baskılara karşı ortak mücadele ve örgütlenmenin önemini vurguladı.

Ankara- Motus Lisansüstü Araştırmalar Grubu'nun düzenlediği, 10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleşen Disiplinlerarası Tartışma Günleri sona erdi. 9 atölye ve 4 panelin yapıldığı sempozyuma 120 akademisyen, gazeteci, sendikacı ve çeşitli alanlardan araştırmacılar katılım sağladı.

Farklı alanlardan yüksek lisans, doktora öğrencilerini ve akademisyenleri kolektif üretime dayalı, toplumsal faydayı gözeten, disiplinlerarası ve eleştirel bir bilim pratiği amacıyla aynı alanda buluşturan Motus, bu pratiği güçlendirmek için 10-11 Ekim'de Disiplinlerarası Tartışma Günleri'nin ilkini düzenledi.

"Türkiye'de Emekçi Sınıfların Durumu ve Sendikal Hareketin Krizi", "Yapay Zekanın Ekonomik Politiği", "Günümüz Dünyasında Sınıfı Aramak", "COP31'e Giderken İklim Zirveleri ve Kapitalizm" başlıklı atölyeler ve panellerin gerçekleştiği sempozyum, "Akademinin Geleceği" oturumu ile sonlandı.

Meltem Demiralp'in moderasyonunda gerçekleşen panelde Eğitim-Sen 5 Nolu Şube'den Baver Yeşilyurt, Öğretim Elemanları Derneği'nden (ÖED) Beste Özçakmak, Vakıf Üniversiteleri Birimi'nden Halil Can İnce ve Motus Lisansüstü Araştırmalar Grubu adına Halil Onur Altay konuşmacı olarak yer aldı. Demiralp, üniversitelerin mevcut mücadele olanaklarını ve arayışını değerlendirmek açısından kapanış oturumunun önemli bir rol oynadığını belirtti. Konuşmasının devamında iki gündür devam eden çeşitli oturumların odağında iklim krizi, ekolojik kriz, bakım krizi, siyasal kriz gibi kavramların olduğunu, önümüzdeki dönem bu tartışmaları devam ettirmenin önemini dile getirdi.

"Akademisyen artık eşittir teknisyen mi?"

"Akademisyen artık eşittir teknisyen mi?" sorusuyla konuşmasına başlayan Halil Onur Altay, konuşmasında akademik üretimin sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildiğinin ve akademisyenlerin tekniker konumuna itildiğini vurguladı. Dolaylı ve direkt yollardan dayatılan yayın baskısı ve fon mekanizmalarının bilimsel özerkliği yok etmeye çalıştığını belirtti.

Beste Özçakmak, ÖED'in 1994-1997 dönemi çalışmalarını inceleyerek tarihsel taleplerin devamlılığını sürdürdüğüne dikkat çekti. YÖK'ün kapatılması, demokratik katılım, akademik özgürlük ve iş güvencesi gibi sorunların geçmişten günümüze cevapsız kalan talepler olduğunu aktardı. Faaliyet raporlarında belirtilen kurullarda rektör ve yardımcıların olmasına dikkat çekerken uzun süredir güncel yönetimlerle aynı masaya oturma taleplerinin cevapsız kaldığını belirtti.

Baver Yeşilyurt, "Temel sorunumuz kadro sorunudur" diyerek betimlediği mevcut kadro kaybı, yeni kadro açılmaması, güvencesiz çalışma ve mobbing sorunlarının karşısında, araştırma görevlilerinin örgütlenmelerinin harekete geçirici rolünü vurguladı. Bu süreçte ise kamu hizmetlerine dair yerleşik olumsuz algıların aşılması için akademik ve kamusal emeğin toplumsal faydasının görünür kılınması ve akademisyenlerin mücadele içinde kalmasının önemine değindi.

Halil Can İnce, vakıf üniversitelerinde yaygın olarak yaşanan güvencesizlik, ağır iş yükü ve örgütlenme engellerinin akademinin geneline yayılan bir emek rejiminin parçası olduğunu belirtti. Akademinin özgürlüğünün çalışma koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini, iş güvencesi, demokratik üniversite, akademisyenler, öğrenciler ve idari çalışanları bir araya getirerek birleşik örgütlenmenin inşasına yönelmenin önemini vurguladı.

(Evrensel)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

Kaynak: Evrensel

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…