İçeriğe geç
  • Dolar 49,7407 ▲ %0,17
  • Euro 55,7070 ▼ %0,18
  • Sterlin 66,6175 ▼ %0,05
  • Gram Altın 6.428,13 ▲ %0,05
  • Çeyrek Altın 10.618,57 • %0,00
  • Gümüş 86,29 ▼ %1,05
  • Bitcoin 4.065.865 ▲ %0,01
  • BIST 100 11.011,50 ▼ %1,86

Dünya

Yolaçan'dan Azerbaycan Dış Politika Analizi

Yolaçan'dan Azerbaycan Dış Politika Analizi

Stanford Üniversitesi'nden Serkan Yolaçan, Azerbaycan'ın çok kutuplu dış politikasını, İsrail ile ilişkilerini ve başörtüsü tartışmasını değerlendirdi.

Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü yardımcı doçenti Serkan Yolaçan, Azerbaycan'ın bölgesel dinamiklerini ve dış politika tercihlerini masaya yatırdı. Yolaçan, ülkenin Türkiye ile yakın bağlarına rağmen tek bir güç odağına bağımlı kalmaktan kaçındığını, İran, Rusya ve İsrail gibi aktörlerle ilişkilerini dengeli bir şekilde sürdürdüğünü ifade etti.

Medyascope'de yayınlanan habere göre, Yolaçan Azerbaycan'a Bakü merkezli bakılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de ülkenin genellikle Karabağ Savaşı ve "Tek millet, iki devlet" söylemi üzerinden tanındığını belirten Yolaçan, bu perspektifin eksik kaldığını savundu. Azerbaycan'ın kendi jeopolitik gerçekliği içinde Türkiye ile kurduğu ilişkinin yalnızca seçeneklerden biri olduğunu dile getiren Yolaçan, İran ve Rusya ile bağların da benzer bir ağırlık taşıdığını kaydetti.

Yolaçan, İran'da Azerbaycan kökenli geniş bir nüfus bulunduğunu ve Rusya'da bir milyonu aşkın Azerbaycanlının yaşadığını hatırlatarak, "Biz tabii Türkiye'den bakınca bu 'Tek millet, iki devlet' eksenini görüyoruz. Bu Azerbaycan'dan bakınca eksenlerden bir tanesi. Aynı ilişkiyi İran'la da kurabilir. Azerbaycan'ın kendi nüfusundan daha fazla, İran'da 20-30 milyon civarında Azerbaycanlı nüfus var. Artık bu rakamlar çok net değil. Konumlanmamıza göre İran Türkü de diyebiliriz. Rusya'da, 1991'den sonra oraya gitmiş, bir milyonu aşkın çok ciddi bir nüfus var. Türkiye'de yaşayan Azerbaycanlılar var. Bir de Kars, Iğdır gibi bölgelerden gelen, köken olarak Azerbaycanlı olan Türkiye vatandaşları var. Dolayısıyla Azerbaycan dediğimizde aslında çok geniş bir dünyadan bahsediyoruz. Bunun yanına, güncel olarak sizin de eklediğiniz İsrail'i ve savaş nedeniyle Ermenistan gibi ülkeleri de katıyoruz. Çok kalabalık bir dünyadan söz ediyoruz" dedi.

Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarına da değinen Yolaçan, başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin rejim için büyük bir tehdit oluşturduğu görüşünü ikna edici bulmadığını açıkladı. Yasağın arkasındaki kesin gerekçeyi bilmediğini ancak 2010'daki süreçten farklı olarak Türkiye kamuoyunun konuya yüksek perdeden ilgi gösterdiğini belirtti. Yolaçan, "Azerbaycan'ın, okullara giden başörtülü kızlar nedeniyle kendisini çok büyük bir tehdit altında gördüğünü düşünmüyorum. Bana çok inandırıcı gelmiyor. Burada, bizim bilmediğimiz bir provokasyon mu var, yoksa bir istihbarat bilgisi üzerine mi hareket ediyorlar, bilemiyorum. Ama benim ilgilendiğim, bu yasağın ardından ortaya koydukları irade. 2010'dan farklı olan da biraz bu gibi geliyor. O dönem yaşananlar daha çok iç meseleydi ve Türkiye'de çok fazla ilgi görmedi. Bugün ise Türkiye, olaya çok yüksek perdeden girdi. Tabii devlet kademesinde ya da hükümet düzeyinde, resmî olarak değil; kamuoyu düzeyinde" şeklinde konuştu.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin başörtüsü tartışması nedeniyle bozulmayacağını öngören Yolaçan, her iki tarafın da gerilimi tırmandırmak istemeyeceğini söyledi. Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkilerinin sadece enerji ve silah ticaretinden ibaret olmadığını, teknoloji ve doğal gaz gibi alanlarda da iş birliği bulunduğunu aktaran Yolaçan, bu stratejik ortaklığın benzer jeopolitik koşullardan kaynaklandığını ve gizlenmediğini sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…