İçeriğe geç
  • Dolar 49,7387 ▲ %0,17
  • Euro 55,7254 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,5636 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.391,80 ▼ %0,51
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,35 ▼ %0,98
  • Bitcoin 4.049.590 ▲ %0,45
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Gündem

SPoD: Operasyonlar tüm muhalefeti ilgilendiriyor

SPoD: Operasyonlar tüm muhalefeti ilgilendiriyor

LGBTİ+'lara psikolojik ve hukuki destek veren SPoD, 'Ailem Güvende' operasyonlarının ardından faaliyetlerini durdurdu. İki kurucu üyesi tutuklanan dernek yetkilileri, sürecin yalnızca LGBTİ+'ları değil, tüm toplumsal muhalefeti etkilediğini vurguladı.

Hak Örgütleriyle Buluşmalar

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), 'Ailem Güvende' operasyonları sonrasında destek çalışmalarını süresiz olarak durdurmak zorunda kaldı. Derneğin iki kurucu üyesinin tutuklandığı süreçte, aylık 300-400 kişiye ulaşan psikolojik ve hukuki destek hizmetleri kesintiye uğradı. SPoD yetkilileri, operasyonların ve yasalaşmamış düzenlemelerin fiili uygulamalarının, yalnızca LGBTİ+'ları değil, genel olarak toplumsal muhalefeti ve temel hak ve özgürlükleri hedef aldığı görüşünü dile getirdi.

Bianet'te yayınlanan habere göre, IPS İletişim Vakfı/bianet'in 'Hak Örgütleriyle Buluşmalar' serisi kapsamında SPoD yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmede, derneğin kuruluşundan operasyonlara uzanan süreç detaylıca ele alındı. SPoD Ruh Sağlığı Alan Koordinatörü Doğukan Kocabaş, derneğin 2011 yılında bir grup aktivist ve akademisyen tarafından kurulduğunu hatırlatarak, bugün psikolojik destekten hukuki danışmanlığa, kültür-sanat etkinliklerinden savunuculuğa kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini aktardı. Kocabaş, operasyonlar öncesinde Suna Sözer Topluluk Merkezi aracılığıyla ayda 300-400 kişiyle temas kurduklarını ancak şu anda bu sayının sıfıra düştüğünü belirtti. Kocabaş, 'Operasyon sonrasında ne yazık ki psikolojik destek, hukuki destek ve topluluk merkezi çalışmalarımızı süresiz olarak durdurmak zorunda kaldık. Çalışmalarımızın kısıtlandığı, toplulukla bağımızın güçleştiği ve gerekli destekleri sunamadığımız bir durum söz konusu. Operasyonlardan önce ayda 300-400 kişiyle temas eden bir dernektik. Şu anda bu sayı maalesef sıfır' ifadelerini kullandı.

SPoD İdari İşler Koordinatörü Haris Yardımcı ise operasyonlar öncesinde derneğin altı ay içinde üç kez denetlendiğini anlattı. Mart ve mayıs aylarında ilgili müdürlükler ve bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetimlerin ardından, eylül ayında İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından tekrar denetim yapıldığını belirten Yardımcı, bu denetimin yalnızca üç gün önceden bildirildiğini ve hazırlık için ek süre taleplerinin reddedildiğini söyledi. Normal şartlarda iki yılda bir denetlendiklerini vurgulayan Yardımcı, son denetimin faaliyetler veya bütçe yerine ofisin fiziki koşullarına odaklandığını kaydetti. Yardımcı, 'Ofisin kaç odası, kaç masası var, nerede çalışılıyor, kitaplıklar nerede, bunları not aldılar. Normalde denetimlerde faaliyetlere, bütçeye, banka dokümanlarına bakılır. Ama asıl tuttukları tutanak, buranın bir lokal gibi işletilip işletilmediğine ilişkindi. Baskın sırasında ben de buradaydım. 'Seks oyuncağı var mı?' diye doğrudan sordular. Dijital materyallere el koydular. Ofisin her tarafını aradılar' diyerek baskın anındaki durumu özetledi.

Süreçte SPoD'un iki kurucu üyesinin tutuklandığını hatırlatan Kocabaş, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle hukuki sürecin belirsizliğini koruduğunu ve henüz bir iddianame hazırlanmadığını ifade etti. Tutukluluğa itirazlarının sürdüğünü belirten Kocabaş, tutuklu hak savunucularının Metris ve Silivri cezaevleri arasındaki transferler sırasında zorbalık ve homofobik hakaretlere maruz kaldığını aktardı. Haris Yardımcı ise derneğin finansal yapısına ilişkin iddialara yanıt vererek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda herhangi bir finansal suç tespit edilmediğini vurguladı. Yardımcı, uluslararası fonların denetime tabi olduğunu ve bu kaynaklarla yıllar boyunca binlerce kişiye danışmanlık hizmeti sunulduğunu kaydetti. Operasyonların ardından hak örgütleriyle işbirliği yapmanın zorlaştığını ve SPoD'un internet sitesi ile sosyal medya hesaplarının kapatıldığını belirten yetkililer, dijital iletişim kanallarının kaybının danışanlara ulaşmayı güçleştirdiğini dile getirdi.

Görüşmede, 11. ve 12. yargı paketleri kapsamında gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelere de değinildi. Henüz yasalaşmayan bu düzenlemelerin fiilen uygulanmaya başlandığını belirten Haris Yardımcı, bunun tüm yurttaşların hak ve özgürlükleri açısından tehlike oluşturduğunu savundu. Yardımcı, 'Rusya örneğinden biliyoruz. Bu kanun uygulanmaya başladıktan sonra sokakta LGBTİ+'lara yönelik ayrımcılık ve saldırılar da arttı. Türkiye, Rusya'dan farklı bir ülke. Belki oradaki gibi olmaz ama böyle bir tehlike söz konusu. Bu, yalnızca LGBTİ+'ları değil tüm toplumsal muhalefeti ilgilendiren bir mesele. Muhalefet partilerine düşen, toplumsal cinsiyet karşıtı bu söyleme karşı bir hat örmek. Bunu hep beraber yapabiliriz' şeklinde konuştu. Doğukan Kocabaş da operasyonların, bireylerin hak örgütleriyle kurduğu ilişkileri zedeleyebileceğine ve destek hizmetlerine erişimi zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…