Terörsüz Türkiye Geçiş Süreci Programı'nın 20'ncisi Tunceli'de düzenlendi
Terörsüz Türkiye Geçiş Süreci Programı'nın 20'ncisi Tunceli'de gerçekleştirildi. Programda sürecin önemi ve gelinen son durum ele alındı.
Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci bölgeden, siyasetten, meclisten terör vesayetinin arındırılması demektir. Artık Türkiye'de bir hak aramak için veya bir hak iddiası için veya bir başka sebepten dolayı silahlanmaya ve terör eylemi yapmaya gerek yok demektir" dedi.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Türkiye Sohbetleri programları kapsamında organize edilen Terörsüz Türkiye Geçiş Süreci Programlarının 20'ncisi Tunceli'de yapıldı. GAMER Toplantı Salonu'nda düzenlenen etkinlikte, Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci ve bugün gelinen nokta değerlendirildi. Programa Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan, AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, AK Parti Tunceli İl Başkanı Recai Hazar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve şehrin ileri gelenleri katıldı.
Türkiye'de terörü sona erdirmek için geçmişte de birçok kez girişimde bulunulduğunu ifade eden Ayhan Oğan, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde iç cephenin güçlendirilmesinin önemli bir zemin olduğunu söyledi. Oğan, devlete, millete, tarihe ve kültüre aidiyetlerin yeniden güçlü şekilde bağlanması gerektiğini belirterek, "Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci bölgeden, siyasetten, meclisten terör vesayetinin arındırılması demektir. Artık Türkiye'de bir hak aramak için veya bir hak iddiası için veya bir başka sebepten dolayı silahlanmaya ve terör eylemi yapmaya gerek yok demektir. Artık belirsiz, muallak, ne olacağı şüpheli girişimlere, oluşumlara insanların çocuklarını kaptırmasının önüne geçilmesi gerektiği demektir" dedi.
Oğan, bu sürecin ilk kez yaşanmadığını, terörsüz bir Türkiye için bugüne kadar defalarca girişimde bulunulduğunu ancak Türkiye'nin bugün bu süreci sonlandıracak ve demokratik siyasetin önünü açacak her türlü dinamizme sahip olduğunu vurguladı. Sürecin 26 Ağustos'ta Malazgirt'te Cumhurbaşkanı'nın 'iç cepheyi güçlendirme' vurgusuyla başladığını aktaran Oğan, daha önce 4-5 yıl hazırlıkları yapılan bu sürecin, devletin yasama, yürütme ve yargı erkleriyle, TSK, Emniyet, güvenlik güçleri, Diyanet İşleri ve İstihbarat Başkanlığı dahil tüm kurumlarıyla arkasında durduğu bir devlet projesi olarak sona doğru ilerlediğini dile getirdi.
Türkiye'nin geleceğine duyulan güvenin son yıllarda pekiştiğini ve Tunceli'de vatandaşların refah içinde yaşaması için her alanda çalışmaların sürdüğünü belirten Vali Şefik Aygöl, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin kalkınması, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın yaşam standartlarının yükseltilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar, Türkiye'nin geleceğine duyulan güveni pekiştirmektedir" ifadelerini kullandı. Bu hedefe ulaşmanın kamu kurumlarının gayretinin yanı sıra sivil toplumun, bilim ve eğitim camiasının, yerel aktörlerin ve vatandaşların katkısıyla mümkün olduğunu kaydeden Aygöl, Tunceli'de eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, tarımdan hayvancılığa ve turizme kadar birçok alanda şehrin potansiyelini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.
Aygöl, çalışmaların merkezinde insanların huzuru, refahı ve geleceğe dair beklentilerinin bulunduğunu belirterek, gençlerin eğitim ve istihdam imkanlarını artırmanın, kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki katkılarını güçlendirmenin, üreticilerin emeğini desteklemenin ve kültürel mirası gelecek nesillere aktarmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Farklılıkların toplumsal zenginlik olarak görülmesi ve ortak değerler etrafında buluşulması gerektiğini vurgulayan Aygöl, bunun geleceği daha güçlü kılacağını dile getirdi.
Türkiye Yüzyılı kavramının devletin milli bir vizyon programı olduğunu ve Cumhuriyet'in yüzüncü yılında yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, yeni dünya düzeninde Türkiye'nin hak ettiği yerde olması için tüm kurumlarla çalışıldığını söyledi. Köroğlu, "Türkiye Yüzyılı kavramı bir siyasi partinin veya bir ittifakın bir ajandası değildir. Türkiye Yüzyılı, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin milli bir vizyon programıdır" dedi. Bölgede ve dünyada yaşanan altüst oluş sonucu uluslararası kuruluşların, anlaşmaların ve yaptırımların anlamını yitirdiğini ifade eden Köroğlu, yeni bir dünyanın kurulduğunu ve bu süreçte Türkiye'nin devlet kapasitesinin hakkı olan konumda yer almak için Cumhurbaşkanı, hükümet, parlamento ve diğer kurumlarla gayret içinde olduğunu belirtti.
Köroğlu, "Yeni kurulan dünyadaki bu masada devlet ve millet olarak hak ettiğimiz yerde olmamızın ve bu çalışmaların adıdır Türkiye Yüzyılı" diye konuştu.
TürkAta Haber Ajansı