İçeriğe geç
  • Dolar 49,3414 ▲ %0,13
  • Euro 55,1845 ▼ %0,22
  • Sterlin 65,3211 ▲ %0,08
  • Gram Altın 6.617,68 ▼ %0,41
  • Çeyrek Altın 10.797,70 ▼ %0,40
  • Gümüş 96,12 ▼ %0,26
  • Bitcoin 4.112.530 ▲ %0,73
  • BIST 100 12.144,64 ▼ %0,99

Ekoloji

TÜREB'e göre rüzgar, doğal gaz ithalatında yıllık 4 milyar dolar tasarruf sağlıyor

TÜREB Başkanı İbrahim Erden, 16 gigavatı aşan rüzgar kapasitesinin doğal gaz ithalatında yıllık yaklaşık 4 milyar dolar tasarruf sağladığını söyledi. Erden, her 1000 megavatlık kapasitenin doğal gaz ithalatında yıllık yaklaşık 250 milyon dolar azaltma imkanı sağladığını belirtti.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye'de kurulan her 1000 megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesinin doğal gaz ithalatını güncel enerji fiyatları üzerinden yapılan hesapla yıllık yaklaşık 250 milyon dolar azaltma imkanı sağladığını belirterek, "Türkiye'nin 16 gigavatı aşan mekanik rüzgar kapasitesi, güncel enerji fiyatları üzerinden yapılan hesapla doğal gaz ithalatında yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık tasarruf imkanı sağlıyor." dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Enerji Terminali Programı'na konuk olan Erden, Türkiye'nin son birkaç yılda elektrik üretiminin yüzde 40'ından fazlasını yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını, bu yılın 8 ayında ise elektrik üretiminde bu oranın yüzde 60'ı aştığını kaydetti.

Rüzgar enerjisinin öneminin Rusya-Ukrayna Savaşı ve ardından Orta Doğu'daki çatışmalarla arz güvenliği eksenine kaydığını dile getiren Erden, rüzgar enerjisinin ithalata, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş güzergahlarına ve ambargolara bağlı olmamasının önemli bir arz güvenliği avantajı sağladığını ifade etti.

Erden, yüksek rüzgar enerjisi potansiyeli ve coğrafi konumunun sunduğu avantajlarla son yıllarda Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektörünü büyüttüğünü belirterek, "Üç tarafı denizlerle çevrili iki yarımadadan oluşan Türkiye, yüksek rüzgar enerjisi potansiyelini değerlendirmeye yönelik adımlarını özellikle 2009-2010'dan itibaren hızlandırdı. Bu alandaki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor." diye konuştu.

Küresel rüzgar enerjisi kurulumlarında geçen yıl 165 bin megavatlık ilave gerçekleştiğini, bunun 2 bin megavatının Türkiye'de kaydedildiğini belirten Erden, şöyle devam etti:

"Küresel rüzgar enerjisi kurulumlarının yaklaşık yüzde 1,2'si Türkiye'de gerçekleşti. Türkiye ekonomisi küresel ekonominin yüzde 1'ini oluşturuyor. Rüzgar kurulumlarındaki payımız, küresel ekonomideki payımızın üzerinde gerçekleşti. Türkiye'nin 126 bin megavatlık toplam elektrik kurulu gücü içinde karasal rüzgar enerjisinin elektriksel kurulu gücü Ekim sonu itibarıyla 15 bin 900 megavata ulaşırken, rüzgarın Ağustos 2026 elektrik üretimindeki payı da yaklaşık yüzde 13 seviyesinde bulunuyor. 20 yıl önce bu oranın çok sınırlı olduğu düşünülürse, rüzgar enerjisi Türkiye'nin elektrik arzına önemli katkı sağlıyor."

Erden, Türkiye'de kurulan her 1000 megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesinin doğal gaz ithalatını güncel enerji fiyatları üzerinden yapılan hesapla yıllık yaklaşık 250 milyon dolar azaltma imkanı sağladığını vurgulayarak, "Türkiye'nin 16 gigavatı aşan mekanik rüzgar kapasitesi, güncel enerji fiyatları üzerinden yapılan hesapla doğal gaz ithalatında yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık tasarruf imkanı sağlıyor. Yerli doğal gaz üretiminin artması ve yenilenebilir enerji kapasitesinin genişlemesiyle uzun vadede ithalat faturasının düşmesi bekleniyor. Türkiye'nin otomotiv başta olmak üzere birçok sektördeki sanayi birikimi, rüzgar enerjisi alanında önemli bir üretim altyapısının oluşmasını sağladı. Özellikle 2009-2010'dan itibaren yerli aksam destekleriyle gelişen sektör, İzmir'den Balıkesir, Bursa ve Yalova üzerinden İstanbul'a uzanan bir sanayi kümelenmesi oluşturdu. Türkiye, rüzgar enerjisi sektöründe küresel üreticilerin tedarik zincirlerinde önemli bir konuma ulaşırken rüzgar türbini, bileşenleri ve ham madde ihracatından yıllık 2-2,5 milyar dolar gelir elde ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Rüzgar sanayicilerinin yüzde 75'i yeni yatırım veya kapasite artışı planlıyor

Erden, Ağustos 2026'da Türkiye'deki elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 13'ünün rüzgardan karşılandığını, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projelerinde kullanılan türbinlerde yerlilik oranının yüzde 65'e ulaştığını ifade etti.

Rüzgar enerjisi sektöründe yatırımlarla beraber istihdama da katkı sağlandığına işaret eden Erden, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de 5 kule üreticisi ve 2 kanat üreticisi bulunurken, yeni yatırımlarla kanat fabrikası sayısının 3 çıkması bekleniyor. Jeneratör, motor, kule içi bileşenler ve kanat ham maddeleri üreten tesisler, rüzgar sektörünün yanı sıra savunma sanayisi gibi farklı alanlara da katkı sağlıyor. Türkiye'de rüzgar enerjisi sektöründe yaklaşık 30 bin kişi çalışırken, sanayicilerin yüzde 75'i önümüzdeki 3 yılda kapasite artışı veya yeni yatırım planlıyor. Bu yatırımların özellikle nitelikli teknisyen ve beyaz yakalı çalışanlara yönelik istihdamı artırması bekleniyor."

Erden, YEKA projeleriyle yerli sanayinin desteklenmesi ve her yıl en az 2 bin 500 megavatlık rüzgar ve güneş kapasitesinin yatırımcılara sunulmasının hedeflendiğini, uzun vadeli hedeflerin ve düzenli kapasite tahsislerinin yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağladığını söyledi.

Ulusal Enerji Planı ile yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin enerji stratejisinin merkezine alındığını ve 2024'te rüzgar ve güneş enerjisinde 2035 kurulu güç hedefinin 120 gigavata yükseltildiğini anımsatan Erden, şöyle devam etti:

"Rüzgar ve güneşte toplam 120 gigavatlık kurulu güç hedefi içinde TÜREB olarak rüzgarın 48 gigavata ulaşmasını hedefliyoruz. Türkiye, geçen yıl Avrupa'da en fazla yeni karasal rüzgar kurulumu gerçekleştiren ikinci ülke olurken, kurulu güçte altıncı rüzgar sanayisinde ise beşinci sırada bulunuyor. Denizüstü rüzgar projelerinin de sektörün büyümesini desteklemesi bekleniyor. Öte yandan, küresel rüzgar enerjisi tedarik zincirinin yüzde 70'ten fazlasının Çin'e bağlı olması, ABD ve Avrupa ile Çin arasındaki ekonomik rekabeti enerji sektöründe daha önemli hale getiriyor. Türkiye, bu rekabet ortamında özellikle Avrupa için alternatif tedarikçilerden biri olarak öne çıkıyor."

Erden, Türkiye'nin 2035'e kadar rüzgar ve güneş enerjisinde 120 gigavat kurulu güce ulaşabilmesi için her yıl yaklaşık 8 bin megavatlık yeni kapasite kurması gerektiğini belirtti.

TÜREB olarak vurguladıkları 48 gigavatlık rüzgar kapasitesine ulaşıldığında rüzgardan elektrik üretiminin yaklaşık üç katına çıkacağını, mevcut fiyat ve üretim varsayımlarıyla doğal gaz ithalatında önlenen tutarın yıllık yaklaşık 10-12 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini belirten Erden, şunları kaydetti:

"Bunun bugünkü yaklaşık 4 milyar dolarlık tasarrufa ilave olarak yıllık yaklaşık 6-8 milyar dolar ek tasarruf anlamına geliyor. Bu hedef doğrultusunda kapasite tahsislerinin yanı sıra şebeke yatırımlarının artırılması, izin süreçlerinin hızlandırılması ve uygun maliyetli finansmana erişimin kolaylaştırılması önem taşıyor. Ulusal Enerji Planı'na göre yalnızca şebeke yatırımları için 24 milyar dolarlık finansman ihtiyacı bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşlarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, imzalanmış ve taahhüt edilmiş finansman toplamı 7,5-8 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması, veri merkezlerinin büyümesi, yapay zeka uygulamaları ve sanayide elektrifikasyonun hızlanmasıyla Türkiye'nin elektrik talebinin önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artması bekleniyor. Bu dönüşüm, yenilenebilir enerji kapasitesinin genişletilmesini daha da önemli hale getiriyor."

Haber kaynağı: haberler.com

Kaynak: Haberler.com

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…