İçeriğe geç

Menü

Anasayfa
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Ankara Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
Ekonomi
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
ASAYİŞ
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Özel Haber
  • Dolar 49,3452 ▲ %0,17
  • Euro 55,2735 ▼ %0,23
  • Sterlin 65,3398 ▼ %0,06
  • Gram Altın 6.654,63 ▲ %1,66
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,35 ▲ %2,76
  • Bitcoin 4.059.010 ▲ %0,82
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

STK

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: "Milletin bahtını karartmayın, görelim bakalım ne kadar aksınız!"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında borsa ve fon işlemlerine ilişkin usulsüzlük iddiaları üzerinden iktidara çağrıda bulundu. İlgili işlemlerin ve isimlerin açıklanmasını isteyen Ağıralioğlu, "Listeyi açıklayın! Kendinizden bu işe bulaşanlardan hesap sorun, aklanın." dedi. Ağıralioğlu, İz

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 8 Ekim 2026 tarihinde partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, borsa ve yatırım fonlarına ilişkin usulsüzlük iddiaları, kamu denetimi, siyasi etik, millet iradesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidara şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı yapan Ağıralioğlu, "Milletin bahtını karartmayın. Madem siz milletin bahtının akısınız, görelim bakalım ne kadar aksınız!" ifadelerini kullandı.

"SONUNA KADAR BÜTÜN LİSTEYİ YAYINLAYIN"

Borsa ve fon işlemlerine ilişkin iddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, süreçte sorumluluğu bulunan kişilerin siyasi veya bürokratik konumlarına bakılmaksızın açıklanmasını istedi.

Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Fon meselesi bütün detaylarıyla ortaya çıkana kadar mevzuyu konuşacağız, hatırlatacağız. Bu tuzak garibana kurulmuş! Milletin kendisine kurulmuş! Yani fakir sofralarında oturarak başlamış bir iktidar, kimsesizlerin dolandırıldığı bir sürecin içerisinde mevzuyu örtmeye çalışıyor şu anda. Açın, sonuna kadar bütün listeyi yayınlayın! Kim varsa, kime dokunuyorsa."

Siyasi makamların ve kamu görevlerinin kişisel kazanç amacıyla kullanılmasına ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Ağıralioğlu, şöyle devam etti:

"Sizin partinizden varsa, hangi partiden varsa, kim bu işlere heves etmişse; milletin hizmetini göreceğiz diye geldikleri makamlarda para kazanma şehvetine kalbini kaptırmış, nüfuz imkânlarını bu para kazanma organizasyonu için kullanmış kimimiz varsa; bakansa bakan, yardımcısıysa yardımcısı, bürokratsa bürokrat, siyasetçiyse siyasetçi... Cumhurbaşkanının gölgesindeyse, Cumhurbaşkanının gölgesine sığınarak yapıyorsa ne varsa ortaya çıksın!"

"DENETİM MEKANİZMALARI MI ÇALIŞMADI, NİÇİN ÇALIŞMADI?"

Finansal işlemlerin denetlenmesi konusunda kamu kurumlarının sorumluluklarını gündeme getiren Ağıralioğlu, yatırım hareketlerinin ve elde edilen kazançların ayrıntılı biçimde incelenmesini talep etti.

Ağıralioğlu, denetim süreçlerine ilişkin şu soruları yöneltti:

"Sistem mi çalışmıyor, niye çalışmadı? Denetim mekanizmaları mı çalışmadı, niçin çalışmadı? Sensörler mi kapatıldı, kim kapattı? Para mı kazanıldı; kimin parasını kim kazandı, hangi hisseleri aldı, ne zaman aldı, parayı aldıktan sonra ne yaptı? Hepsinin detayını görmek istiyoruz."

İşlemlere ilişkin kayıtların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, "Kim aldı, kim sattı, hangi değerden girdi, hangi değerden sattıktan sonra çıktı... Çıkardığı parayı nereye götürdü, yatırdı; yatırdığı parayı yurt dışına nasıl kaçırdı? Hepsini biliyorsunuz." dedi.

"BTK İLE SPK YER DEĞİŞTİRSİN"

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) denetim faaliyetlerini karşılaştıran Ağıralioğlu, sosyal medya paylaşımlarının takibinde gösterildiğini söylediği hassasiyetin finansal işlemlerde de gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Ağıralioğlu, "Bir tweet atılıyor, dakikasında buluyorsunuz adamı! Bu kadar senelik büyük suistimalin, milyarlarca dolar paranın hareketini nasıl takip edemiyorsunuz? Tweetleri takip eden mekanizmayla SPK'yı yer mi değiştirsek acaba? Para hareketlerini takip etseler... BTK ile SPK yer değiştirsin!" ifadelerini kullandı.

İktidara yönelik eleştirilerin takip edilme hızı ile finansal usulsüzlük iddialarına karşı yürütülen denetimleri karşılaştıran Ağıralioğlu, "Tweetlerin takip edilme hızı, tweetlerin takip edilme dikkati, hükûmete yönelik en ufak bir eleştirinin takip edilme ciddiyeti, güya bu milyarlarca dolar milletin parası çalınırken gösterilmiyor mesela." diye konuştu.

"HAZİNE VE MALİYE BAKANI 10 AY ÖNCE DİYOR Kİ BU FONLARLA İLGİLİ PROBLEM VAR"

Hazine ve Maliye Bakanının fonlara ilişkin daha önce uyarıda bulunduğunu ileri süren Ağıralioğlu, bu uyarının ardından neden daha erken müdahalede bulunulmadığının açıklanmasını istedi.

Ağıralioğlu, "Hazine ve Maliye Bakanı 10 ay önce diyor ki, 'Bu fonlarla ilgili problem var.' 10 ay ne bekliyorsunuz siz? Niçin beklediniz, kim bekletti sizi?" sorularını yöneltti.

Borsaya kabul edilen şirketlerin mali yeterliliklerinin de incelenmesini isteyen Ağıralioğlu, "Borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin borsaya girmesine kim izin verdi kardeşim?" dedi.

Ağıralioğlu, mali yapısı uygun olmadığı gerekçesiyle bazı şirketlerin borsaya girişine karşı çıkan bürokratların bulunup bulunmadığının açıklanmasını da talep ederek, "Ben bunu imzalamam diyen, sonra istifa eden ya da görevden aldığınız bürokratlar var mıdır? Listesini rica ederim lütfen!" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE YÜZYILI BU DENETİMSİZLİKLE İNŞA EDİLEMEZ"

İktidarın ekonomi politikalarını ve kamu yönetimi anlayışını eleştiren Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

Ağıralioğlu, "Türkiye Yüzyılı bu denetimsizlikle inşa edilemez! Bu hesap verilmezlikle inşa edilemez! Türkiye Yüzyılı bu adaletsizlikle, bu israfla, bu şatafat düşkünlüğüyle, bu etrafınızdaki herkese bulaşmış para kazanma azgınlığıyla inşa edilemez!" dedi.

İktidarın ekonomik refah vaatleri ile vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısı arasında fark bulunduğunu savunan Ağıralioğlu, "Milletinizi zengin edecektiniz, kendiniz zengin oldunuz! Milletinin fakirlik yaşamayacağı bir ülke hayal ediyordunuz; hiç fakirlik yaşamayacaksınız, bin sene fakirlik yaşanmayacak kadar para biriktiriyorsunuz!" ifadelerini kullandı.

"EN SON FAKİR BIRAKTIĞINIZ MİLLETİNİZİN UMUDUNU DA ÇALMIŞSINIZ"

Vatandaşların ekonomik koşullar nedeniyle borsa ve yatırım fonlarına yöneldiğini belirten Ağıralioğlu, gelir düzeyindeki düşüşün ve hayat pahalılığının toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Ağıralioğlu, şunları söyledi:

"Siz zengin olmak için yola çıkmadınız; siz milletinizi zengin etmek için yola çıktınız. Vergiydi, cezaydı, millet bunların hepsine alıştı. En son baktınız ki milletin artık para kazanma umudu kalmamış, ev alma ihtimali kalmamış, çocuklarını evlendirme işi zora girmiş... İnsanlar ellerindeki son üç beş kuruşla para kazanma hevesine düşmüşler."

Çalışma hayatı ve ticaret yoluyla gelir elde etmenin giderek zorlaştığını savunan Ağıralioğlu, yatırım araçlarına yönelen vatandaşların mağdur edildiğini ileri sürdü.

"Anlamışlar ki artık bu çalışarak olmayacak, artık bu maaşla olmayacak, artık bu ticaretle olmayacak. Ne olacak? Borsadan, fondan milletinizi para kazanma hevesine düşürecek kadar fakirleştirmişsiniz. En son fakir bıraktığınız milletinizin umudunu da çalmışsınız! Son umutlarıyla paralarını yatırdıkları fonu dolandırmışsınız yahu!"

"AK PARTİ GERÇEKTEN AK BİR PARTİ Mİ OLMAK İSTİYOR? LİSTEYİ AÇIKLAYIN"

Fon işlemlerine ilişkin iddialar üzerinden AK Parti yönetimine seslenen Ağıralioğlu, süreçte adı geçen kişilerin açıklanması ve sorumlular hakkında işlem yapılması çağrısında bulundu.

Ağıralioğlu, "Şimdi son ricamız şu: Mümkünse bu işe bulaşanlardan hesap sorar mısınız lütfen? Partinizi kurtarın, sistemimizi kurtarın. Yani AK Parti'yi ismiyle müsemma mı yapmak istiyorsunuz? Listeyi açıklayın! AK Parti gerçekten 'ak' bir parti mi olmak istiyor? Listeyi açıklayın!" dedi.

Sürecin kapalı biçimde yönetilemeyeceğini belirten Ağıralioğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Kendinizden bu işe bulaşanlardan hesap sorun, aklanın. Muhalefete diyorsunuz ya 'Aklayalım'; siz de aklanın! Sistem mi kirlendi? Sistemi de aklayalım. Milletin bahtını karartmayın. Madem siz milletin bahtının akısınız, görelim bakalım ne kadar aksınız! Açıklayın listeyi! Bütün detayıyla paylaşın. Bu süreci kapatarak yönetemezsiniz!"

"İZMİR'İ ALARAK HİSSENİZE NE DÜŞTÜ?"

Basın toplantısında İzmir'deki siyasi gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, seçim yoluyla kazanılamayan belediyelerin siyasi geçişlerle iktidar partisine katılmasını eleştirdi.

Ağıralioğlu, "Mesela yakasına rozet taktığınız, daha önce bakan gönderip alamadığınız, başbakan gönderip alamadığınız, seçmenin gönlünü kazanarak alamadığınız bir şehri böyle alarak hissinize ne geçti sizin tam olarak? AK Parti de kaybetti, siz de kaybettiniz. Bu size de yakışmadı, siyasete de yakışmadı!" ifadelerini kullandı.

Seçmen iradesinin korunması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, AK Parti'nin geçmişte sandık ve demokrasi üzerinden yürüttüğü siyasi mücadeleyi hatırlattı.

"Sizi millet getirdi, sandıktan getirdi. Siz de sandığa yaslanan bir siyasetçiydiniz. Ne oldu size? 'Siyasete giremezler' diyenlere sandık gösterdiniz, 'Millet karar verir' dediniz. 'Yasaklanırlar' diye size parmak sallanıyordu; 'Yasak masak dinlemez, millet son sözü söyler, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' diye siyaset yaptınız."

Ağıralioğlu, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin parti değiştirmesinin ekonomik sorunlara çözüm olmayacağını belirterek, "Bütün memleketin yakasına AK Parti rozeti taksanız, bütün belediye başkanları AK Parti rozeti taksa, bütün milletvekilleri sizin partinize geçse, her milletvekilinin yakasında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin rozeti olsa ne geçecek elinize? Enflasyon mu düşecek? Faiz mi düşecek?" sorularını yöneltti.

İktidarın seçimle kazanamadığı belediyeleri farklı yollarla bünyesine katmaya çalıştığını savunan Ağıralioğlu, "25 yıllık iktidarınızdan sonra hissenize, seçimle alamadığınız belediyeleri böyle almak düştü. Size mahcubiyet olarak bu yeter!" dedi.

"BİZ SİZE AYNA TUTACAĞIZ"

AK Parti'nin geçmişte savunduğu siyasi ilkeler ile mevcut uygulamaları arasında farklılık bulunduğunu ileri süren Ağıralioğlu, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Ağıralioğlu, "Sizin kendinize ettiğiniz düşmanlık size yeter! Sizin kendi iddialarınız adına çıktığınız yerden bugün geldiğiniz yerde savrulduğunuz yer size eleştiri olarak yeter, eğer utanıyorsanız. Biz size ayna tutacağız. Bu aynayı size tutuyoruz, kendinizi görün!" ifadelerini kullandı.

"18,5 MİLYAR DOLAR DOLANDIRILDIĞIMIZ GÜNLERDE MECLİSİN BOŞ FOTOĞRAFLARINI SAKLAYIN"

Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Abdullah Öcalan ve terör örgütü PKK ile ilgili yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar ile finansal usulsüzlük iddialarına karşı gösterilen yaklaşımı karşılaştırdı.

Ağıralioğlu, "Öcalan için, Meclisi iki ay çalıştırdınız, tatil yapmadınız! Komisyon kurdunuz; Kandil'deki katiller sürüsüne heyetler gönderdiniz. İki ay Meclisi tatil etmediniz, 467 kişiyle bir araya geldiniz." dedi.

Fon ve borsa işlemleri üzerinden 18,5 milyar dolarlık dolandırıcılık yaşandığını iddia eden Ağıralioğlu, söz konusu iddialar için Meclisin yeterli düzeyde çalışma yürütmediğini savundu.

Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Memleketiniz 18,5 milyar dolar dolandırıldı; onun için toplanması gereken meclisi boşalttınız! O fotoğrafları lütfen saklayın. Öcalan için doldurduğunuz Meclis fotoğrafını da, 18,5 milyar dolar dolandırılmış olduğumuz günlerde Meclisin boş fotoğraflarını da saklayın! Onlar sizin hem utanç fotoğrafınız hem de sandıkta hesabını vereceğiniz fotoğraflarınız."

"SEÇMENİN SANDIĞA KÜSMESİNE SEBEP OLACAK İŞLER YAPIYORSUNUZ"

Demokratik süreçlerde seçmen iradesinin esas alınması gerektiğini belirten Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi geçişlerin ve kamu yönetimindeki uygulamaların vatandaşların seçimlere duyduğu güveni olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Ağıralioğlu, "Şimdi siz aslında seçmenin sandığa küsmesine sebep olacak işler yapıyorsunuz. 'Sandıktan ne çıkarsa çıksın alıyorlar' duygusu vermeye çalışıyorsunuz. Seçmen sandığa küserse bundan sizin hissenize de iyi bir şey düşmeyebilir." dedi.

Siyasi mücadelenin nihai karar merciinin millet olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, "Bu yürüyüşün sonu sandıkta nihayetlenecek. Millet hakem, millet egemen; millet son sözü söyleyecek yerde!" ifadelerini kullandı.

"ANAHTAR PARTİ BU YÜZDEN HESAP VEREBİLİR, ŞEFFAF YÖNETİM DİYOR"

Anahtar Parti'nin siyaset anlayışına ilişkin açıklamalarda bulunan Ağıralioğlu, öngörülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin kamu yönetiminde temel alınması gerektiğini belirtti.

Ağıralioğlu, "Sizin yapmak zorunda olduğunuz hâlde yapmadıklarınızdan milletin hissesine düşen bir duygu var. Anahtar Parti bu yüzden 'ilkeli siyaset' diyor, Anahtar Parti bu yüzden 'öngörülebilir siyaset' diyor, Anahtar Parti bu yüzden 'hesap verebilir, şeffaf yönetim' diyor, Anahtar Parti bu yüzden 'öngörülebilir bir memleket' diyor." ifadelerini kullandı.

"KAMUDA LALE, YÖNETİMDE SÜLALE DÖNEMİNE SON VERECEĞİZ"

Basın toplantısının son bölümünde kamu kaynaklarının kullanımı ve bürokratik görevlendirmelere ilişkin eleştirilerini sürdüren Ağıralioğlu, devlet imkânlarının kişisel ve ailevi çıkarlar için kullanılmasına karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Ağıralioğlu, "Aileleriyle bürokrasiye çöken, devletin bütün imkânlarını aileleriyle beraber kendi hakkı zanneden bu azgınlığa da son vereceğiz, söz veriyoruz!" dedi.

Anahtar Parti'nin kamu yönetiminde değişim hedeflediğini belirten Ağıralioğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi. Kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz! Bu da bizim sözümüz olsun."

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…