İçeriğe geç
  • Dolar 49,7495 ▲ %0,17
  • Euro 55,8365 ▲ %0,03
  • Sterlin 66,6832 ▲ %0,05
  • Gram Altın 6.413,54 ▼ %0,18
  • Çeyrek Altın 10.618,57 • %0,00
  • Gümüş 86,03 ▼ %1,35
  • Bitcoin 4.060.168 ▼ %1,23
  • BIST 100 11.220,37 ▼ %3,08

Gündem

Otizmli çocuklar için denetim ve yargı çağrısı

Otizmli çocuklar için denetim ve yargı çağrısı

Otizmli bireylerin bakım sürecindeki ihmal iddiaları ve yargı süreçlerinin uzunluğu, ailelerin geleceğe yönelik kaygılarını artırıyor. Dernek başkanı Çalışgan, güçlü bir koruma sistemi kurulmasını talep etti.

Otizmli çocuğu bulunan ailelerin gündemindeki en kritik sorun, ebeveynlerin vefatı veya bakıma muhtaç hale gelmesi durumunda çocuklarının nasıl bir yaşam süreceği endişesidir. Bakımevlerindeki denetim eksiklikleri ve gündeme gelen ihmal iddiaları, bu kırılgan gruptaki ailelerin gelecek korkusunu derinleştirmektedir.

BirGün'de yayınlanan habere göre, Turgutlu Otizmliler Dayanışma ve Hakları Derneği Başkanı Şenay Çalışgan, mevcut durumun aileler üzerindeki baskısına dikkat çekti. Çalışgan, bakımevlerinde denetimlerin sıkılaştırılması, ihmallerin önlenmesi ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Dernek başkanı, çocukların ailelerinden sonra da insanca, güvenle ve ehil ellerde yaşayabileceği güçlü bir koruma sisteminin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Çalışgan, bakımevinde kalan 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım'a aşırı dozda ilaç verilmesi sonucu yaşamının tehlikeye girdiği olaya ve bu olayın ardından uzayan yargı sürecine işaret etti. Sosyal devlet anlayışının, kendini ifade etmekte güçlük çeken bireyleri korumayı zorunlu kıldığını belirten Çalışgan, ihmal ve yetersiz denetimin aileleri sarstığını dile getirdi. Ailelerin her gün 'Benden sonra ne olacak?' sorusuyla yaşadığını aktaran Çalışgan, devletin ve toplumun bu konularda sessiz kalmaması gerektiğini savundu.

Dernek adına taleplerini sıralayan Çalışgan, çocukların istatistik değil can olduğunu vurgulayarak, 'Çocuklarımız birer sayı ya da istatistik değil, birer candır' dedi. Bakımevlerinin tecrit merkezi değil, liyakatli ve sevgi dolu güvenli yuvalar olması gerektiğini ifade eden Çalışgan, adalet sürecinin ailelerin acısını derinleştirecek kadar yavaş işlememesi gerektiğini belirtti. Çalışgan, 'Bizler lütuf değil, en temel insan hakkı olan yaşam güvencesi istiyoruz. Çocuklarımızın bizlerden sonra da insanca, güvenle, merhametle ve ehil ellerde yaşayabileceği güçlü bir koruma sistemini inşa etmek bu toplumun ve devletin boynunun borcudur' ifadelerini kullandı.

TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…