Yıldırım Kaya'dan Emeklilikte Adalet Çağrısı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ankara'da düzenlenen kademeli emeklilik eyleminde, bir günlük sigorta başlangıç farkının yarattığı mağduriyete tepki gösterdi. Kaya, hakların korunması için meydanlarda ve TBMM'de mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) tarafından Ankara Ulus'ta gerçekleştirilen kademeli emeklilik basın açıklamasında konuştu. Kaya, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan eşitsizliklere dikkat çekerek, sigorta başlangıç tarihindeki bir günlük farkın yıllarca emeklilik beklemeye yol açtığını belirtti. Kaya, kademeli emeklilik talebinin karşılanması amacıyla toplumsal mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.
Cumha'da yayınlanan habere göre, Kaya, Ankara'daki meydanların geçmişte kamu çalışanlarının hak mücadelelerine ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Sendikal hakların kazanılma sürecine değinen Kaya, bu mekanların tarihsel önemine işaret ederek, "Bu meydan, kamu çalışanlarının 1990 yılında 333 kişiyle başladığı, Kızılay Meydanı'nda 150 bin kişiyle iki gün ayağa kalktığı bir meydandır. Meydanları biz teslim almazsak parlamentoda hiçbir yasa çıkmaz." ifadelerini kullandı.
Kaya, EYT düzenlemesinin uzun soluklu bir mücadele sonucunda yasalaştığını ve dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuyu sürekli gündemde tuttuğunu anımsattı. Kaya, "Emeklilikte yaşa takılanlar, yani EYT... Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 saat bunu dillendirdi, sürekli konuştu. Bilirsiniz, suyun damlaması kayayı parçalar. Eğer siz bir talebi sürekli olarak gündeme getirirseniz mutlaka bu yasa çıkar." diye konuştu.
8 Eylül 1999 ve 9 Eylül 1999 tarihleri arasındaki farkın farklı emeklilik koşullarına neden olmasını eleştiren Kaya, sorumluluğun yasama organında olduğunu savundu. Kaya, "Şimdi, EYT'yi çıkaranlar bir şeyi unuttular. Oğlu dedi ki: 'Baba yanlış yaptın.' Babası yanlış yapmadı! Babası yanlış yapmadı, parlamento yanlış yaptı! 8 Eylül'le 9 Eylül'ü ayıramayan, bir günle 20 yıla bedel ödetmeyi göze alanlar bizden korkmadılar." dedi.
Kamu çalışanlarının sendikal hak mücadelesindeki kararlılığını örnek gösteren Kaya, geçmişte karşılaşılan engellerin örgütlü direnişle aşıldığını vurguladı. Kaya, "Bize, yani kamu çalışanlarına, 'Siz devlet memurusunuz, sendika kuramazsınız.' dediklerinde, biz dedik ki: 'Hayır, biz köle değiliz! Biz kamu emekçisiyiz. Sendikalarımızı kurarız, yasayı çıkarmak zorundasınız.' dedik." ifadelerini kullandı. Kaya, "Yürüdük! Yürüdük! Ayak tırnaklarımız düştü, kolumuz kırıldı. Yollarda arkadaşlarımız feda oldu. Bu mücadeleden asla yılmadık." sözleriyle kademeli emeklilik bekleyenlere kararlılık mesajı verdi.
Emekli milletvekili aylıkları ile en düşük emekli aylıkları arasındaki uçuruma dikkat çeken Kaya, gelir adaletsizliğini kendi maaşı üzerinden örneklendirdi. Kaya, "Ben daha sonra milletvekili oldum. Bir emekli, en düşük emekli 10 bin lira maaş alıyor. Ben şimdi emekli bir milletvekiliyim. Benim maaşıma gelen zam ne kadar biliyor musunuz? 23 bin lira benim maaşıma zam yapıyorlar, ama bir emeklinin en düşük aylığı 10 bin lira!" dedi. Kaya, "Bu Allah'tan reva mı? Bunu nasıl çıkartıyorsunuz peki? Milletvekiline gelince var, kamu çalışanına gelince yok! Bir günde 20 yılı kaybettiriyorsunuz, daha sonra iki yıl çalışan milletvekili kıyak emekliliğe kavuşuyor!" diyerek tepkisini dile getirdi.
İktidar partilerine seslenen Kaya, emeklilik hakkı bekleyen vatandaşların aileleri ve gelecekleri için adil bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Kaya, "İktidar partilerine, size sesleniyorum! Burada hepimiz niye parmak kaldırdık? Kişisel çıkarlarımız vardı. Peki Ayşe'nin, Fatma'nın, Zeynep'in, Mehmet'in, Yüksel'in, Osman'ın, Ali'nin hakkı yok mu? Onların çocukları yok mu? Onların geleceği yok mu? Peki sizde utanma yok mu? Utanma yoksa bizim mücadelemiz var!" ifadelerini kullandı.
Kademeli emeklilik düzenlemesinin yasalaşması için meydanlardaki sesin yükseltilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, taleplerin TBMM'ye güçlü biçimde iletilmesi gerektiğini söyledi. Kaya, "Ne zaman ki biz yeniden Ulus Meydanı, Kızılay Meydanı, Saray'ın kulağı duyacak kadar haykırırsak, Meclis'in kulağı duyacak kadar haykırırsak parlamentodaki milletvekilleri kaçamazlar!" dedi. Mücadelenin sadece Ankara ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kaya, "Nereye kaçarlarsa kaçsınlar! Her birinizin ilinde il örgütleri var, milletvekilleri var." sözleriyle yerel düzeyde de baskı oluşturulması çağrısı yaptı.
EMADDER'in eylemlerine değinen Kaya, kademeli emeklilik hakkının alınması için daha kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Kaya, "Size önerim şudur: 141'inci mitingi yapmayın. 41'inci mitingden sonra 'Bu hak alınmazsa sonuna kadar direneceğiz.' deyin!" dedi. CHP'nin parlamentoda bu direnişe destek vermesi gerektiğini belirten Kaya, "Eğer biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak parlamentoda sizin bu direnişinize destek vermezsek, bizim hiçbir il örgütümüzde, ilçe örgütümüzde bize siyaset yaptırmayın! Ama bu yasayı çıkartmayanların da il ve ilçe örgütlerinde nefes aldırmayın!" çağrısında bulundu.
Seçim dönemlerinin beklenmemesi gerektiğini savunan Kaya, bütçe görüşmelerinin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kaya, "Sandığı beklemeyin! Sandık, bugün Meclis'in kapısında, bütçe görüşülürken..." diyerek EMADDER yönetimini komisyon çalışmalarına katılmaya davet etti. Kaya, "Komisyona başkanınız bizi arasın; bizim grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz o komisyonda sizin konuşma hakkınızı sağlayacak." dedi.
TBMM'deki görüşmelerde dernek temsilcilerinin söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Kaya, bu konuda destek sözü verdi. Kaya, "Buradan Kemal Kılıçdaroğlu adına söz veriyorum! Başkanımız gelecek, o komisyonda bu konu görüşülürken konuşacak. Eğer başkanımız konuşmuyorsa biz de konuşmayacağız!" ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı'nın yasama süreçlerindeki tutumunu eleştiren Kaya, "Çünkü Cumhur İttifakı işine geldiği yasayı bir saat içerisinde çıkartıyor." dedi.
Devlet yönetiminde çalışanların ve emeklilerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a da değindi. Kaya, "Bilal Erdoğan'ın sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı, emekçilerin sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı? Bilal Erdoğan'ın sözünü aile içinde dinleyebilir, ona sözümüz yok. Ama devlet meselelerinde herkes haddini bilecek!" diye konuştu.
Konuşmasının sonunda kademeli emeklilik bekleyenlere mücadeleyi sürdürme çağrısı yapan Yıldırım Kaya, tarih farklılıklarının yarattığı eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini yineledi. Kaya, "Bu insanlara bir günle 17 yıl, 20 yılı reva görenlere eninde sonunda hesabını soracağız. Bu hesabı sormazsak siz de bizden hesap sorun." sözleriyle konuşmasını tamamladı.
TürkAta Haber Ajansı