İçeriğe geç
  • Dolar 49,3701 ▲ %0,12
  • Euro 55,3409 ▲ %0,47
  • Sterlin 65,4848 ▲ %0,45
  • Gram Altın 6.602,03 ▼ %0,17
  • Çeyrek Altın 10.788,42 ▲ %0,03
  • Gümüş 93,91 ▼ %1,82
  • Bitcoin 4.113.425 ▲ %0,41
  • BIST 100 12.250,68 ▲ %0,82

Gündem

Ekrem İmamoğlu'ndan "Şadi Yazıcı" davasında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına 10 maddeyle itiraz

İmamoğlu 10 maddeyle mahkûmiyet kararına itiraz etti; iki beraat kararının ardından verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının kaldırılmasını istedi. Ekrem İmamoğlu'ndan "Şadi Yazıcı" davasında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına 10 maddeyle itiraz Medyascope

İSTANBUL (Medyascope) – Tutuklu seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na, eski AKP'li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerine istinaf mahkemesine başvuruldu. İmamoğlu dilekçede 10 maddeyle mahkumiyet kararına itiraz etti. Aynı davada iki kez beraat eden İmamoğlu'na, hangi yeni delil ve değerlendirmeyle hapis cezası verildiğinin gerekçeli kararda bulunmadığına dikkat çekildi.

Seçilmiş tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarından Kemal Polat, eski AKP'li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın şikayeti üzerine açılan davada verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına karşı istinafa başvurdu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulan itiraz dilekçesinde, mahkumiyete götüren yeni delilin veya önceki değerlendirmeyi değiştiren somut olgunun açıklanmadığı belirtildi. Dilekçede, İmamoğlu hakkında "Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının kaldırılması ve beraat kararı verilmesi talep edildi.

Avukat Kemal Polat'ın sunduğu dokuz sayfalık dilekçede, 10 maddeyle İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği mahkumiyet kararına itiraz edildi. Dilekçede, kararın hem sözlerin bağlamı hem de delillerin değerlendirilmesi bakımından hukuka aykırı olduğu belirtildi.

Dilekçede, mahkûmiyet kararına gerekçe yapılan İmamoğlu'nun, "Cebimizdeki paraları da aldınız, yüzde 50'sini aldınız, yüzde 50'sini çaldınız" sözlerinin, Şadi Yazıcı'nın şahsına yönelik olmadığı ifade edildi. İmamoğlu, 25 Ekim 2022'de Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap açılışında yaptığı konuşmada, 2019 yerel seçimlerinin iptal edilmesi nedeniyle kaybedilen hizmet süresini ve ekonomik koşulların yurttaşın satın alma gücü üzerindeki olumsuz etkisini eleştirmişti.

Dilekçede, konuşmadaki "üç ayını siz çaldınız" ifadesinin seçimlerin iptali sonucunda kaybedilen süreyi, "cebimizdeki paraları" ve "yüzde 50'sini" anlatımının ise ekonomik koşulları ifade ettiği vurgulandı.

Mahkemenin, İmamoğlu'nun konuşmasının farklı bölümlerinden alınan ifadelerini bir araya getirerek, sözlerin Yazıcı'ya yöneldiği sonucuna ulaşıldığına dikkat çekildi. Konuşmanın başlangıcında, Yazıcı'ya yönelik ifadeler bulunmasının, ilerleyen bölümlerdeki tüm eleştirilerin de aynı kişiye yöneldiğini göstermeyeceği kaydedildi.

Kayıt duruşmada dinlenemedi

Dilekçede, 11 Eylül 2026 tarihli duruşmada İmamoğlu'nun avukatlarının sunduğu görüntülerin açıldığı ancak ses alınamadığı, teknik sorun giderilmeden belleğin iade edildiği hatırlatıldı. İmamoğlu'nun avukatlarının, kayıtlar üzerinden savunma yapmasına imkân tanınmadığı ifade edildi.

Dilekçede, tartışmalı sözlerin hangi bağlamda söylendiğinin belirlenmesi için konuşmanın kesintisiz kaydının incelenmesi gerektiği vurgulandı. Mevcut konuşma çözümünün, ses tonu ve sözlerin kesintisiz akışı bakımından orijinal kaydın doğrudan incelenmesiyle aynı işlevi görmeyeceği belirtildi.

Dilekçede, kaydın incelenmesinin tamamlanmamasının savunma hakkını sınırladığı savunularak Bölge Adliye Mahkemesi'nde duruşma açılması, kesintisiz kayıtların sesli olarak izlenmesi ve konuşmanın öncesiyle sonrasının birlikte değerlendirilmesi talep edildi.

Dilekçede, mahkemenin "ekonomik eleştiri" savunmasının neden geçersiz olduğunu ve belediye hizmetlerinin finansmanına ilişkin anlatımın neden kamusal tartışmanın dışında kaldığını somut biçimde açıklamadığına dikkat çekildi. İmamoğlu'nun konuşmasının farklı bölümlerindeki konu ve muhataplarının, ekonomik koşullara ilişkin açıklamaların ve hizmet süresine yönelik ifadelerin ayrı ayrı değerlendirilmediği belirtildi.

Anayasa'nın ifade özgürlüğüne ilişkin 26'ncı maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesine atıf yapılan dilekçede, siyasi söylemin sertliğinin ve kullanılan mecazların kamu yararı, tarafların konumu ve konuşmanın bağlamıyla değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Seçilmiş bir siyasetçinin ekonomi yönetimini eleştiren konuşmasının, hapis cezasına bağlanmasının ifade özgürlüğü açısından ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu belirtildi.

Dilekçede, mahkemenin kararında atıf yaptığı "Cumhurbaşkanına hakaret" davalarındaki örneklerin mevcut dosyayla aynı nitelikte olmadığı belirtildi. Dilekçede, söz konusu örneklerde belirli bir kişinin doğrudan hedef alındığı, İmamoğlu'nun dosyasındaysa cezalandırılan cümlenin muhatabının ve tartışmalı olduğu ifade edildi.

İki beraat kararının ardından verilen hapis cezası

Dilekçede, Türk Ceza Kanunu'nun 125'inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, aleniyet nedeniyle cezanın altıda bir oranında artırılması gerekirken dörtte bir oranında artırım yapıldığı belirtildi. Mahkemenin verdiği 2 yıl 1 ay hapis cezasının hesaplama yönünden de hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Dilekçede, İmamoğlu hakkında aynı olay nedeniyle daha önce basit yargılama usulüyle ardından genel yargılama kapsamında iki kez beraat kararı verildiği hatırlatıldı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nin 25 Şubat 2026 tarihli bozma kararının ardından mahkûmiyete götüren yeni delilin veya önceki değerlendirmeyi değiştiren somut olgunun gerekçeli kararda bulunmadığı belirtildi.

Dilekçede, sıralanan gerekçelerle İmamoğlu'nun beraatine karar verilmesi, doğrudan beraat kararı verilmemesi hâlinde davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması talep edildi.

Ne olmuştu?

Eski AKP'li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın şikâyeti üzerine, Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı'nda "Cebimizdeki paraları aldınız, yüzde ellisini çaldınız" sözleri nedeniyle Ekrem İmamoğlu hakkında 14 Temmuz 2023'te iddianame hazırlanmıştı.

İmamoğlu hakkında, Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talebiyle yargılandığı davadan iki kez beraat etmişti. İstinaf mahkemesi, kararı usulden bozmuştu.

İstinafın kararı usulden bozmasının ardından İmamoğlu'nun yeniden hakim karşısına çıkarılması için 5 Haziran'da Silivri'den İstanbul Anadolu Adliyesi'ne götürülmek üzere yola çıkılmıştı. Ancak aracın arızalandığı gerekçesiyle İmamoğlu, Silivri'ye geri götürülmüştü. Duruşmaya, Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki SEGBİS aracılığıyla bağlanan İmamoğlu, lavabo ihtiyacının dahi karşılanmadığını belirtmişti. İmamoğlu, psikolojik işkenceyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

İmamoğlu, sevk sırasında yaşananlara ilişkin, "'Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir? Yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin' dedim. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir" demişti.

"Yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur"

İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nce, 11 Eylül'de, Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 6 No'lu duruşma salonunda görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu savunma yapmıştı.

Hakkında açılan 13 davada, 19 hakim değişikliği yaşandığını söyleyen İmamoğlu, "9 Mart'tan itibaren 76 kez İBB duruşmaları, 30 Mart'ta bir kişi davası, 11-12-13 Mayıs, 6 Temmuz'da casusluk davası, 5 Haziran Tuzla davası vardı. Bir şekilde ne yazık ki bu yerleşkeden sorumlu başsavcılığın hukuksuz bir biçimde, psikolojik işkenceyle beni yolun yarısında, 60 kilometre gittikten sonra geri döndürdüğü, tarihte olmamış bir biçimde kişisel işkenceye dönmüş bir davaydı" ifadelerini kullanmıştı.

Davada daha önce iki kez beraat kararı verildiğini hatırlatan İmamoğlu, "Bölge Adliye Mahkemesi, bu esastan beraat kararını içerik yönünden haksız bulmamış, yalnızca basit yargılama usulü yerine genel hükümlere göre duruşma açılarak savunmamın alınması gerektiği gerekçesiyle usulden bozmuştur. Bugün burada değişmeyen maddi gerçekleri bir kez de bizzat kendi ağzımdan ifade etmek üzere karşınızdayım" diye konuşmuştu.

Kararını açıklayan İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'na "Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası vermişti. İmamoğlu "Benim adıma karar verecek hiçbir mahkeme yoktur. Yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur. Hakimler yok hükmündedir" demişti.

Kararın onanması halinde Ekrem İmamoğlu, "siyasi yasaklı" olacak.

Kaynak: Medyascope

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…