İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.041.050 ▼ %1,90

Gündem

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş: "Tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz!"

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanması sonrası Halk TV çalışanlarıyla birlikte açıklama yaptı. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş: "Tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz!" Medyascope

İSTANBUL (Medyascope) – Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Halk TV çalışanlarıyla birlikte açıklama yaptı. 5 dakikalık video, Halk TV'nin YouTube kanalına yüklendi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş TMSF'nin kayyum olarak atandığını hatırlatarak, "Ana kumandayı teslim alamadık. Teslim alsaydık size yayından veda ederdik. Fakat şu anda mecburiyetten arkadaşlarımızla birlikte video çekiyoruz. Son anlarımızı zaten sosyal medyada da gördünüz. Yüzlerce polise gelindi, TMSF yönetimi geldi. Dediğim gibi geldiğimizde ana kumandaya hazırlıklı gelinmişti. Fakat gazetecilik bitmez. Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız" dedi.

Halk TV'de Türkiye'nin sesi olmaya çalıştıklarını vurgulayan Suat Toktaş, "Türkiye'nin en büyük, en fazla izlenen kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkınız engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes, halkın haber alma özgürlüğü için çalıştı. Bilme hakkınıza hizmet etmek için biz burada vardık. Gazetecilik yaparken sadece bir televizyon kanalında bir profesyonel anlayışla bakmadık. Türkiye'nin içinden geçtiği süreci tarihe aktaran bir resim çekmek, bunları tarihin hafızasına göndermek üzere bir bilinçle hareket ettik. Yayınlarımızın temel çizgisi de bu oldu" diye konuştu.

Suat Toktaş şöyle devam etti:

"Mağdur olan kimse, onun yanında durmaya çalıştık"

"Epeyce de kapsayıcı bir yayıncılık yaptığımızı düşünüyoruz. İliç'te de vardık. Narin Güran'ın yanında da vardık. Cerrattepe'de de vardık, Akbelen'de de vardık. Kimi zaman Kürt olduk, kimi zaman Türk olduk, kimi zaman LGBT olduk, onların haklarını savunduk. Kimi zaman Alparslan Kutyul olduk, kimi zaman Selahattin Demirtaş olduk, kimi zaman Selçuk Kozağaçlı olduk, kimi zaman Ekrem İmamoğlu, kimi zaman Can Atalay olduk. Onların sesi olmaya çalıştık. Şimdi o ses susturuluyor."

Mağdur olan kim varsa onun yanında olmaya çalıştıklarını, toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştıklarını belirten Toktaş, "Kimi zaman cezaevlerinin sesi olduk. İnsan hakları ihlallerini yansıtan, hak haberciliği yapan çizgide duran bir yayıncılık yapmaya gayret ettik" dedi.

Bu günlerin geçeceğini ve gazeteciliğin bitmeyeceğini ifade eden Toktaş, 'Yalnız değilsiniz' sloganıyla yıllarca yayın yaptıklarını belirterek "Halkı yanımızda hissetmek isteriz" dedi.

Suat Toktaş, daha önce çok badireler atlattıklarını, dövüldüklerini, cezaevlerine atıldıklarını, yayınlarının durdurulduğunu, frekans iptalleriyle sürekli tehdit edildiklerini ama seslerini kısmadıklarını, doğru bildiklerini vermeye çalıştıklarını söyledi.

"Tarih bunları yazar"

Demokrasiye aykırı ne varsa onun karşısında durmuş bir ekip olduklarını ifade eden Suat Toktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yarın bu çizgiye, bu gazetecilik anlayışına Türkiye'nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacak. Çünkü bu gidişat doğru bir gidişat değil. Bugün iktidar yanında duranların yarın muhalefet olma ihtimali vardır. Buna inanıyoruz. Biz demokratik sınırlar içinde bir yayıncılık yaptık. Türkiye bu badireleri çok fazla atlattı. Yine demokratik sınırlar içinde devir teslimler olur. Yarın biz onların da sesi oluruz. Burada oluruz, başka yerde oluruz. Ama şu bir gerçek: Ekonomik olarak boğulmaya çalışıldı. Zaten teknik olarak ya da yasal olarak epey baskı altına alınmış bir kanaldık. Ama sonuç olarak bir biçimde bu yayınları sürdürdük. Ekonomik abluka en önemli ablukalardan biriydi.

Türkiye'nin bu şartlarında önce şöyle başlandı: 'Kanal ekonomik olarak darboğaza alınırsa, sıkılırsa susturur.' Dolayısıyla kanalın patronu Cafer Mahiroğlu'na yönelik hamlelerle başladı. Arkasından dosyaları bilmiyor olabilirsiniz, hepsine hakim birisi olarak söylüyorum, Türkiye'de olan şeyler oldu. Çeşitli gizli tanık ifadeleriyle, ifadeler üzerine ifadeler alındı. Ve kanalın patronu üzerinden yürünmeye çalışıldı. Çünkü finansman kesildiğinde bu yayınların kesilmesini istiyorlardı ama o da geri durmadı. Geri durmadığı için ve susturamadıkları için ne bizi ne bu kanala finansman sağlayan patronu Cafer Mahiroğlu'nu susturamadıkları için bugün el koydular.

Dediğim gibi tarihi bir gün. Gazetecilik tarihimize de geçen bir gün. Kişisel tarihimize de geçen bir gün. Biz burada elinizden geleni yaptık. Bundan sonra hangi mecrada ne olur onu bilemiyoruz. Ama tarih bunları yazar. Tarihin doğru tarafında durma gibi bir bilinçle hareket ettik. Bundan sonra da öyle olacaktır. Arkadaşlarım adına da onlarla konuştuğum için söyleyebiliyorum. Bu ifadeleri onlar adına da kullanabiliyorum."

Kaynak: Medyascope

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…