İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 4.019.723 ▲ %0,05
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Gündem

Kongar'dan iktidar ve ahlak analizi

Kongar'dan iktidar ve ahlak analizi

Emre Kongar, iktidarın ahlak ve vicdanı biçimlendirdiğini, hukukun yozlaşmasının toplumsal ahlakı da çökerttiğini vurguladı.

İktidar mekanizmalarının ahlak ve vicdan kavramlarını şekillendirdiği, hukuk sistemindeki bozulmanın ise toplumsal değerleri aşındırdığı yönündeki sosyolojik tespitler gündemdeki yerini koruyor. Tarih ve toplumbilim perspektifinden bakıldığında, bireylerin iyi-kötü, doğru-yanlış algısının üretim teknolojileri, mülkiyet ilişkileri ve siyasi meşruiyet kaynakları tarafından belirlendiği görülüyor.

Cumhuriyet'te Emre Kongar'ın makalesine göre, bu biçimlendirme sürecinde ideoloji temel araç olarak işlev görüyor. Kongar, aile, gelenekler, din, eğitim, hukuk ve iktidarın söylemleri aracılığıyla topluma aşılanan ideolojinin, bireyler tarafından içselleştirildiğini belirtiyor. Yazar, farklı üretim teknolojilerinde ideolojinin içeriğinin değiştiğini; toplayıcı-avcı dönemde itaatin, din-tarım döneminde tanrı adına yöneten hükümdara bağlılığın, kentsel-endüstri döneminde ise milli iradenin ön plana çıktığını aktarıyor.

Kongar, bilişim teknolojisi çağında ise ideolojinin demokrasi ve her türlü köken, din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin eşitlik üzerine kurulu olduğunu ifade ediyor. Bu ideolojilerin kapitalizm, sosyalizm ve emperyalizm gibi uluslararası güç dengeleri ve mülkiyet yapıları tarafından farklı biçimlerde yorumlandığını vurgulayan yazar, çağdaş ahlakın bağımsızlık, özgürlük, eşitlik, laiklik, dayanışma, adalet ve barış ilkelerinden oluştuğunu savunuyor. Vicdanın ise bu ilkelerin birey tarafından özümsenmiş hali olduğunu kaydeden Kongar, bu değerlerin aktarılmasında medyanın, eğitimin ve yargının kritik rolüne dikkat çekiyor.

Makalede, zorlayıcı ve cezalandırıcı niteliği nedeniyle hukuk, adalet ve mahkemelerin ahlak ve vicdanın oluşturulmasındaki en önemli araçlar olduğu öne sürülüyor. Kongar, bir iktidarın hukuk ve adalet yoluyla toplumun ahlak ve vicdanını belirlediğini, dolayısıyla mahkemelerin yozlaştırılmasının tüm toplumu ve bireyleri de yozlaştıracağını iddia ediyor. Sonuç bölümünde ise çağdaş evrensel hukuk ve adalet için direnmenin, çağdaş ahlak ve vicdan için direnmek anlamına geldiğini belirten Kongar, çağdaş hukuku ve ahlakı yozlaştıran hiçbir demokratik rejimin uzun vadede varlığını sürdüremeyeceği görüşünü dile getiriyor.

TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…