İçeriğe geç
  • Dolar 49,6171 ▲ %0,08
  • Euro 55,7449 ▼ %0,04
  • Sterlin 66,3983 ▲ %0,06
  • Gram Altın 6.570,47 ▼ %0,04
  • Çeyrek Altın 10.746,75 • %0,00
  • Gümüş 91,60 ▼ %0,94
  • Bitcoin 4.107.952 ▲ %1,15
  • BIST 100 11.797,70 ▲ %3,22

Dünya

İsrail medyasından Türkiye-Azerbaycan iddiası

İsrail medyasından Türkiye-Azerbaycan iddiası

İsrail merkezli düşünce kuruluşları ve medya organları, Türkiye'nin Azerbaycan üzerinde ideolojik baskı kurduğu iddiasını gündeme taşıdı. Türkiye'nin Türk dünyasında laik düzeni tehdit ettiği yönündeki söylemler, Azerbaycan'daki bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından da dile getirildi.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklığı hedef alan bir propaganda kampanyası, İsrail merkezli düşünce kuruluşları, akademisyenler ve medya organları aracılığıyla yürütülüyor. Ankara'nın, Azerbaycan'a yönetim modeli dayattığı ve laiklik ile eğitim konularında baskı uyguladığı yönündeki iddialar, Bakü kamuoyunda Türkiye'yi hedef göstermek amacıyla kullanılıyor. Bu söylemlerin, Azerbaycan'daki bazı sosyal medya hesapları tarafından da benimsenmesi dikkat çekiyor.

Yeni Şafak'ta yayınlanan habere göre, Yahudi Ajansı Sokhnut'un Azerbaycan fahri elçisi ve İsrailli siyaset bilimci Roman Gureviç, Türkiye'deki başörtüsü karşıtı çevreleri 'Nurcu-muhafazakâr' olarak nitelendirdi. Gureviç, Türkiye'nin Azerbaycan'a ideolojik baskı uyguladığını öne sürerek, Bakü'nün bu çevrelere net bir yanıt vermesi gerektiğini savundu. Ayrıca Türkiye'deki bazı grupların Azerbaycan-İsrail ilişkilerine yönelik eleştirilerini 'ikiyüzlülük' olarak değerlendirdi.

İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesindeki BESA PSCRP programı, Türkiye hükümetinin Azerbaycan'ı laiklikten uzaklaştırarak eşitsiz bir ilişki dayatmaya çalıştığını iddia etti. Kurum ayrıca, Türkiye kaynaklarını İran ve Rusya ile birlikte antisemitik bir kampanyanın parçası olmakla suçladı. BESA araştırmacısı ve eski İsrail Sınır Polisi görevlisi Joseph Epstein de, Türkiye'nin Türk dünyasının laik düzenine karşı bir baskı unsuru olduğunu ileri sürdü.

Epstein, 29 Eylül'de Turan Research Center'da yayımladığı analizde, dinî kurumları ve iktidara yakın medyayı AK Parti'nin ideolojisini bölgeye yaymakla suçladı. Azerbaycan ve Kazakistan'ı laikliğin dayanakları olarak tanımlayan Epstein, Ankara ile ittifakın bu ülkeleri Türkiye'nin din ve devlet anlayışını benimsemekle yükümlü kılmadığını belirtti. İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) uzmanı Gallia Lindenstrauss ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'dindar nesil' hedefinin Azerbaycan'a dayatıldığı imasında bulundu.

İsrailli gazeteci Emil Şleymoviç, 14 Ekim'de Isralife'ta yayımladığı yazıda Türkiye'yi Azerbaycan kamuoyuna hedef gösterdi. Şleymoviç, Aliyev'in başarılı olması durumunda tarihte Atatürk'le aynı safta yer alacağını savunarak, Türkiye, İran ve Rusya'nın Azerbaycan'a 'büyük ağabey' gibi davranamayacağını yazdı. Israel Hayom muhabiri Neta Bar ise 14 Ekim tarihli haberinde Türkiye'yi Azerbaycan üzerinde artan bir 'radikalleştirici etki' olarak tanımladı ve yapay zeka ile üretilen darbe görüntülerinin Türkiye'de üretildiği iddiasını gündeme getirdi. Makor Rishon gazetesi de 18 Ekim'de AFP imzasıyla yayımladığı haberde, Türkiye'nin baskılarına rağmen Bakü'nün bağımsızlığını koruduğu yönündeki değerlendirmelere yer verdi.

TürkAta Haber Ajansı
Vatan Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…